Ana içeriğe atla

Cunda Adası'nda Neler Yapılır?

Bu hafta sonu da Ayvalık Cunda ya gittim. Nerelerde ne yenir ne yapılır bilgisini hemen size vermek isterim.

Cunda küçük sevimli bir köy. Ayvalıktan araba ile geçilebilen bir ada aslında. Yol üzerinde ilk boğaz köprüsünü gördüğünüzde şaşırmayın:) Cundanın bir-iki sokağı var. Deniz kenarında balıkçı teknelerinin yanında rakı balığınızı yapabiliyorsunuz. Eskiden restoranlar için iskele varmış. Herkes yemeğini iskele üzerinde yermiş. Ama belediye tarafından 6 ay önce yıkılmış bu iskeleler. Havadan dolayı dışarı masaları plastik camekan ile çevrelemişler. Yinede çok sevimli. Bazı restoranlarda canlı müzik yapılıyor. Restoranları, Tavernaları, Rum evleri ve samimi halkı ile güzel ve huzurlu bir haftasonu geçirdim.

Hayvanseverler içinde çok ideal biryer. Heryer kedi ve köpek dolu. Korkanlar ona göre gitsin:)

Ben Ortunç Hotel de kaldım. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Cundanın merkezine arabayla gidilen bir yer. Orman içinde bir koya butik ve çok şık bir otel yapmışlar. Merkeze 15-20 dakika sürüyor. İsterseniz taksi ile de gidebiliyorsunuz. Fiyat olarak merkezdeki otellerden daha pahalı belki ama huzur istiyorsanız bu otelden başka yere gitmemelisiniz.
 
 Cunda'nın içinde de Rum evlerinden oluşan butik oteller var. Otellerin isimlerine tıklarsanız size "booking" sitesinden detaylı bilgiyi verecektir.
*Cunda Labris Hotel
*Taş Bahçe
*Nisi Hotel
*Moshinos Otel
*Hotel Sobe
*Cunda Mavi Hotel
*Mola Cunda Hotel

Otelinize yerleştikten sonra akşam yemeği için size önereceklerim:
*Bay Nihat - Balık (Ben Bay Nihat Restoranında yedim tavsiye ediyorum)
*Deniz Restoran - Balık
*Körfez Restoran - Balık
*Moshos Tavernası
*Uno Pizza
*Lal Girit Mutfağı
*Lokmacı Saki ve Mustafa
*Taş Kahve
*Karadeniz Pastanesi
*Vino Şarap Evi
*Kuyu Restoran
                                                                                    Taş Kahve
                                                                                 Karadeniz Pastanesi
Deniz Restoran
                                                                               Bay Nihat
                                                                            Uno Pizza Arkası
                                                                              Kuyu Restoran
                                                                             Moshos Tavernası
Rahmi Koç Müzesi
Kilise yıkılacak iken yenilenerek müzeye çevrilmiş. İki katlı olan müzenin ilk katında eski arabalar, maket arabalar, gemiler, motorsikletler ve parçaları, eski fotoğraf makinaları bulunmakta. İkinci katı ise çocuk bölümü. Bebekler, arabalar ve birsürü oyuncaklar sergilenmektedir.İçeriği ile ilgili bazı fotoğraflar aşağıdadır.
                                                     
 
                                                    




Diğer Fotoğrafları görmek için
                                               http://neslininobjektifinden.blogspot.com.tr/

Bunları Yapmadan 
  • Arnavut kaldırımlarında gezmeden
  • Âşıklar tepesine çıkmadan
  • Lokma veya lokma tatlısı yemeden
  • Taş kahvede çay yada damla sakızlı türk kahvesi içmeden
  • Bıyıklının yerine uğramadan
  • Pateriça köylerine gitmeden
  • II. Köyden Ai Dimitri Ta Salina Manastırına kadar yürümeden
  • Tarihi yel değirmenlerini görmeden
  • Taksiyarhis Ta Çamia Manastırında oturup manzarayı seyretmeden
  • Rahmi Koç Müzesini gezmeden
  • Sahilden Panayia Manastırına doğru yürüyüş yapmadan
  • Resim çekmeden
  • Cundanın ıssız koylarında yüzmeden
  • Küçük gezi tekneleriyle ada turu yapmadan
  • Şeytan Sofrasının manzarasını görmeden
  • İzmir yolunda ki flamingoları görmeden
  • Ayvalık tostu yemeden
  • Yazın olan papalina balığını yemeden
  • Ayvalık tulumu ve diğer peynirlerinin tadına bakmadan
  • Zeytinyağ, zeytin, peynir almadan
                                                                         Dönmeyin :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Amerikano Kağıt Oyunu (Küt)

52'lik deste ve 4 Joker ile oynanan kağıt oyunudur. Min 3, Max 5 kişi ile oynanır. Her oyuncuya 13 kağıt dağıtılır. Çiplerle oynanır. ( 1 -5 -10- 20- 50)

KOLAY KURAL
Bir üçlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü seri + bir üçlü küt
İki üçlü küt
İki üçlü seri
Bir dörtlü küt
Bir dörtlü seri
Bir dörtlü küt + bir dörtlü seri
İki dörtlü küt
İki dörtlü seri
Üç üçlü seri
Üç üçlü küt
Altılama = Altılı seri
Cazip = İki üçlü seri + iki üçlü küt
Çift = Dört çift ile açılır
Arabitiş = Elden bitiş
**ELDEN OYUN BİTİŞİ

Oyun Kuralları
Sırası gelen oyuncu 52lik desteyi keser. Kestiğinde joker var ise alır. Dağıtan oyuncu o joker çekmiş kişiye 12 tane diğer oyunculara 13 tane dağıtılır. Kesen kişi üstte yazan görevlerden birini seçer ve oyun başlar.

Kesen kişi oyuna başlar ve ortaya açılan kağıdı alır, almak istemez ise ortadan kağıt çeker. O alınmayan ortadaki kağıt diğer oyuncuların işine yarıyor ise ceza kağıdı çekerek ortadan o kağıdı alır ve kasaya en küçük 1 çip koyar. Bir oyunda oyuncu…

Bozcaadada Ne Yapılır Nerelere Gidilir Ne Yenir...

Fotoğraf Blog umda göreceğiniz gibi geçen hafta sonumu Bozcaada'da geçirdim. Gerçekten çok keyifli, sakin, huzurlu bir yer. Tabi gidiş ve dönüşler olmaz ise:) Orada olan arkadaşlarımız sayesinde süper yerleri görme imkanımız oldu...

Arabayla gitmek çok keyifli ama bir o kadar da yorucu. Araba yaklaşık 6 saat sürüyor. Ama yollar boyunca Ayçiçekleri, domateslerin manzarasıyla geliyorsunuz.

Nasıl gidilir ve dönülür:
İstanbul'dan araba ile gelmek istiyorsanız birkaç seçenek var.

Tekirdağ üzerinden Eceabat'tan Çanakkale'ye feribot ile geçebilirsiniz yada Gelibolu'dan Lapseki 'ye feribot ile geçip Bozcaada 'ya gidebilirsiniz. Tabii Bozcaada 'ya da geçmek için ikinci feribotu beklemeniz gerekir. Haftasonu olunca biraz feribot sırası oluyor. Bence perşembe gidin pazartesi dönün en keyiflisi :)
Yazın yapacağınız bu tatilin birde dönüş çilesi var. Öncelikle pazar dönecekseniz maalesef ki 1-2 saat feribot sırası beklemeyi göze almanız gerekmekte. Yada çok erken çı…

Rose Şarap mı Blush Şarap mı?

Rose ve Blush arasındaki farkı soranlara şunu söylerim hep; Her Blush bir Rosedir ama her Rose bir Blush değildir.
Şarap literatüründe ‘blush’ diye bir çeşit yok. Blush bir Amerikan icadı. Zinfandel üzümünü hiç bekletmeden sıkan Amerikalı şarap üreticileri bu hafif pembemsi şaraba ‘White Zinfandel’ der. Daha sonra 1970’li yılların ortalarında Cabernet Sauvignon’dan beyaz şarap yapmaya çalışırken biraz fazla bekletirler ve ortaya daha pembemsi bir renk çıkar. Bu şaraba ‘yüzü kızarmış’ anlamına gelen ‘blush’ derler. Son yıllarda Türkiye’de de farklı markalar Kalecik karası, Grenache ve Syrah gibi kırmızı şaraplık üzümleri kabuklarıyla hiç bekletmeden sıkarak blush yapıyor. Pembe şaraplar ise kara üzümlerin kabuklarıyla birlikte 12- 24 saat arası belli bir ısıda bekletilmesiyle ve sonra preslenmesiyle elde ediliyor. Bazıları altı ay kadar fıçıda da bekletiliyor.

Nasıl Üretiliyor:

Sonuçta rose, pembe ya da blush; hepsi benzer. Rose şarap kırmızı üzümden üretiliyor; blush ise beyaz üzümden.…