Ana içeriğe atla

Bozcaadada Ne Yapılır Nerelere Gidilir Ne Yenir...

                                     
Fotoğraf Blog umda göreceğiniz gibi geçen hafta sonumu Bozcaada'da geçirdim. Gerçekten çok keyifli, sakin, huzurlu bir yer. Tabi gidiş ve dönüşler olmaz ise:) Orada olan arkadaşlarımız sayesinde süper yerleri görme imkanımız oldu...

Arabayla gitmek çok keyifli ama bir o kadar da yorucu. Araba yaklaşık 6 saat sürüyor. Ama yollar boyunca Ayçiçekleri, domateslerin manzarasıyla geliyorsunuz.

Nasıl gidilir ve dönülür:
İstanbul'dan araba ile gelmek istiyorsanız birkaç seçenek var.

Tekirdağ üzerinden Eceabat'tan Çanakkale'ye feribot ile geçebilirsiniz yada Gelibolu'dan Lapseki 'ye feribot ile geçip Bozcaada 'ya gidebilirsiniz. Tabii Bozcaada 'ya da geçmek için ikinci feribotu beklemeniz gerekir. Haftasonu olunca biraz feribot sırası oluyor. Bence perşembe gidin pazartesi dönün en keyiflisi :)
Yazın yapacağınız bu tatilin birde dönüş çilesi var. Öncelikle pazar dönecekseniz maalesef ki 1-2 saat feribot sırası beklemeyi göze almanız gerekmekte. Yada çok erken çıkmanız gerekir fakat pazar günü Bozcaada'yı bırakamayacağınızdan dolayı bunu bence pazartesiye alın:)

Gidişte yaptığınız iki feribot gibi aynen dönebilirsiniz. Ama İstanbul'a 150 km kala Tekirdağ 'a yaklaştığınızda yazlıklarından dönen sevgili arkadaşlar ile inanılmaz bir trafiğin içinde olacaksınız. 12 saatte dönen olduğunu duydum... bence bu uyarımı kesinlikle dikkate alın.

Hatta Arabanızı Geyikli İskelesi'nin orada park edip feribota arabasız binebilirsiniz. Bozcaada da araba kullanmanıza gerek yok.

                     









Başka ve en güzel seçenek ise UÇAK... http://www.flyseabird.com/

Haliçten kalkıp direk Bozcaada'ya giden pırpır uçak dediğimiz ve denize iniş yapabilen uçaklar ile gidebilirsiniz. Tabi biraz sarsılarak ve hava koşullarına göre iptaller olabilir i riske alarak:)

Bozcaada da ne yapılır?

Otel
Bozcaada'da merkezde bir sürü butik otel bulunmakta. Gerçekten çok sevimliler. Eski Rum evlerinden derlenen oteller için size birkaç önerim olabilir.
Yanda göreceğiniz otel haritasında Geyikli-Bozcaada Feribotu'nun geldiği yerden itibaren otel yoğunluğunda bir sürü seçenek var.
Bozcaada'da çiftlikler ve otelleri de var ama benim önerim merkezde bir otel de kalmanız böylece her yere yürüme mesafesi ile sabaha kadar Bozcaada'nın keyfini çıkarabilin.

Benim kaldığım "Mauna Otel" hem merkezi konumda hem de çalışanları ile çok keyifli bir otel.
Bu otellerin çevrelerinde daha bir sürü otel bulunmaktadır. Benim tavsiyem merkezde Rum evlerinden yapılan otellerde kalıp ambiyansı yaşamanız.
Deniz
Bozcaada'nın denizinin soğukluğunu bilmeyen yoktur herhalde. Gerçekten BUZZZZZ...
Bir ada olduğu için yer olarak denize girme imkanı çok fazla var.. Hangi plaja gideceğinizi seçmenize rüzgarda yardımcı oluyor tabi.. Rüzgar nereden eser ise onun tersine gidin:)
Ama Merkezde plaj yok. Yada küçük otel plajı var ama denizi kestane ve taşlı...
Plajlar için biraz daha merkez dışına çıkmak gerekiyor. Araba ile gitmemiş iseniz toplu taşımalar var veya motor kiralayabiliyorsunuz. Günlüğü 50 TL.
Ayazma, Akvaryum, ve Habbele Plajları daha çok halk plajı olarak geçiyor. Ama denizine inanamazsınız. Keyif yapmak istiyorum, elime içkim gelsin yemeğim gelsin derseniz buraları önermiyorum.
Mitos ve Pelagos tam isteyeceğiniz tarzda olabilir. Hatta Mitos ta ünlülerle karşılaşma imkanınızda büyük.

Yemek, İçmek
Bozcaada deyince şarap ve rakı balıktan başka ne gelir ki akla.
Her adım başı Corvus şaraplarını bulabilirsiniz... Hangisini alacağız derseniz gerçekten bir sürü çeşidi var. Akvaryum plajına giderken yolun sağında CORVUS Fabrikasını ziyaret edebilirsiniz. Ama üzülerek söylüyorum ki tadım günleri artık yapılmıyormuş. Şarabınızı fabrika veya mağazada tadamayacaksınız. O yüzden biraz daha para verip yemek yerken içebilirsiniz.

Adanın merkezi Çınaraltı Kahvesi'nin olduğu meydandır. Etrafında ara sokaklarında çok sevimli restoranlar ve kafeler var.

Çınaraltı Cafe de ya da Ada Cafe de sakızlı türk kahvenizi içmeden gelmeyin derim.
Çiçek Pastanesi 'nden damla sakızlı bademli kurabiye kesinlikle alın.

Çeşit çeşit reçellerine zaten kalacağınız otelde verecekler. Domates reçeli, incir reçeli, patlıcan reçeli, karpuz reçeli, mandalina reçeli,... gibi çeşit çeşit reçelleri Bozcaada'nın her yerinden satın alabilirsiniz.

Akşam yemeğiniz için çok seçenek var. Biz Bozcaada'yı bilen arkadaşlarımız ile Cabali Meyhane'ye gittik. Martı Restaurant'ın iki kardeş sahibinden Ülke'nin açtığı yer. Martı Restaurant'a çok yakın mevkiide. Yemekleri gerçekten inanılmaz. Beğendili Levreği tavsiye ederim.

Diğer restaurant önerilerim ise;
Yemek Sonrası Ne Yapılır?
  • Polente
    Yemek sonrası içkinizi yudumlayıp Adanın gençleri ve Türk turistleriyle bir arada olmak isterseniz kesinlikle tavsiye ederim.
  • Fuska Bar
    Polente sonrası Fuska Bar'da eğlencenin tadına varabilirsiniz.
  • Kandilli Barı  Canlı Müzik isterseniz de tavsiye ederim.

Bozcaada'da Yapmadan Dönmemeniz Gerekenler
  • Corvus Şaraplar içmelisiniz, hatta satın alıp evinize götürmelisiniz.
  • Domates reçeli, kekik balı ve diğer değişik reçellerden tatmalı ve almalısınız.
  • Akvaryum Koyu’ndan geri dönüş yolunda Corvus Şaraplarının Fabrikası'na uğramalısınız.
  • Rüzgar Gülleri'nde gün batımını izlemelisiniz ve manzarayı karşınıza alıp meşhur şarabının tadına bakmalısınız.
  • Doğayla ve rum evleriyle iç içe olan kafelerinde Sakızlı Türk Kahvesi içmelisiniz.
  • Çikolata Soslu Gözleme yemelisiniz.
  • Çiçek Pastanesi'nden Damla Sakızlı Bademli Kurabiye yemelisiniz.

                                      
Bozcaada'nın Çeşit Çeşit Reçelleri
                                           

Ayazma Plajı

Yorumlar

  1. Bozcaada'da tatil yapmak isteyenler için güzel bir kaynak oluşturmuşsunuz, tebrik ederim :)

    YanıtlaSil
  2. Cok keyifli bir yazi olmus, kaleminize saglik!

    Yolunuz Bozcaada'ya dustugunde, sizleri Bozcaada Fotograf Atolyesi'ne de bekleriz. https://www.facebook.com/bozcaadafotografatolyesi Facebook sayfamızdan detayli bilgi edinebilir ve güncel gelişmeleri takip edebilirsiniz. Belki bir sonraki yazınızda bizden de bahsedersiniz :)

    Selamlar

    YanıtlaSil
  3. Tavsiye etmiş olduğunuz yakamoz restoranta gittim ve çok güzel bir balık yedim. Yazınızı okuduğum için çok güzel vakit geçirdim. Sanki bozcaadanın yerlileri gibiydim. Bütçesi ne olursa olsun herkesin kesinlikle ama kesinlikle gitmesini tavsiye ediyorum.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Amerikano Kağıt Oyunu (Küt)

52'lik deste ve 4 Joker ile oynanan kağıt oyunudur. Min 3, Max 5 kişi ile oynanır. Her oyuncuya 13 kağıt dağıtılır. Çiplerle oynanır. ( 1 -5 -10- 20- 50)

KOLAY KURAL
Bir üçlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü seri + bir üçlü küt
İki üçlü küt
İki üçlü seri
Bir dörtlü küt
Bir dörtlü seri
Bir dörtlü küt + bir dörtlü seri
İki dörtlü küt
İki dörtlü seri
Üç üçlü seri
Üç üçlü küt
Altılama = Altılı seri
Cazip = İki üçlü seri + iki üçlü küt
Çift = Dört çift ile açılır
Arabitiş = Elden bitiş
**ELDEN OYUN BİTİŞİ

Oyun Kuralları
Sırası gelen oyuncu 52lik desteyi keser. Kestiğinde joker var ise alır. Dağıtan oyuncu o joker çekmiş kişiye 12 tane diğer oyunculara 13 tane dağıtılır. Kesen kişi üstte yazan görevlerden birini seçer ve oyun başlar.

Kesen kişi oyuna başlar ve ortaya açılan kağıdı alır, almak istemez ise ortadan kağıt çeker. O alınmayan ortadaki kağıt diğer oyuncuların işine yarıyor ise ceza kağıdı çekerek ortadan o kağıdı alır ve kasaya en küçük 1 çip koyar. Bir oyunda oyuncu…

Rose Şarap mı Blush Şarap mı?

Rose ve Blush arasındaki farkı soranlara şunu söylerim hep; Her Blush bir Rosedir ama her Rose bir Blush değildir.
Şarap literatüründe ‘blush’ diye bir çeşit yok. Blush bir Amerikan icadı. Zinfandel üzümünü hiç bekletmeden sıkan Amerikalı şarap üreticileri bu hafif pembemsi şaraba ‘White Zinfandel’ der. Daha sonra 1970’li yılların ortalarında Cabernet Sauvignon’dan beyaz şarap yapmaya çalışırken biraz fazla bekletirler ve ortaya daha pembemsi bir renk çıkar. Bu şaraba ‘yüzü kızarmış’ anlamına gelen ‘blush’ derler. Son yıllarda Türkiye’de de farklı markalar Kalecik karası, Grenache ve Syrah gibi kırmızı şaraplık üzümleri kabuklarıyla hiç bekletmeden sıkarak blush yapıyor. Pembe şaraplar ise kara üzümlerin kabuklarıyla birlikte 12- 24 saat arası belli bir ısıda bekletilmesiyle ve sonra preslenmesiyle elde ediliyor. Bazıları altı ay kadar fıçıda da bekletiliyor.

Nasıl Üretiliyor:

Sonuçta rose, pembe ya da blush; hepsi benzer. Rose şarap kırmızı üzümden üretiliyor; blush ise beyaz üzümden.…