Ana içeriğe atla

Ayçiçeği (Günebakan)

Haftasonu yapmış olduğum Bozcaada tatilimde öğrendim ki Çanakkale yolunun her yerinde Ayçiçekleri ile sarı ve yeşilin bir arada olduğu yollarda araba yolculuğumuzu yaptık. Çok gariptir ki Ayçiçeklerinin hepsi güneş nerdeyse o tarafa dönmüşlerdi. Meğerse Ayçiçeğinin diğer adı Günebakanmış.

Nasıl ve neden döndüğünü ise araştırıp yazmak istedim.

Çünkü Günebakan çiçeğinin ve yapraklarının gelişme aşamasında sürekli güneşe dönmesi hızlı büyüme sırasındaki eğilmenin bir sonucudur. Bunun bir nedeni de sapın güneşe bakmayan yüzünde biriken büyüme hormonu "auxin"dir. Başın dönme yönü ile güneşin konumu arasında 12 derecelik bir açı vardır, bu zaman ölçeğinde 48 dakikadır. Güneş battığı zaman "auxin"in dağılımı yer değiştirir ve kafa geriye döner. Bu durumda sabaha karşı yaklaşık 03:00'te kafa tekrar doğuya dönmüş olur ve bu şekilde güneşin doğmasını bekler.

Bilimsel adı "Helianthus annuus" olan günebakan, tomurcuk halindeyken başı ve yaprakları gerçekten güneşi izler. Helianthus eski yunanca da "helios" yani güneş, "anthos" ise çiçek anlamına gelir. Günebakanlar başlarını sürekli güneşe doğru çevirirler şeklindeki yaygın inanç bir dereceye kadar doğrudur. Günebakanın çiçeği tam olarak açılıp sarı taç yaprakları ortaya çıktığı zaman ağırlığı da arttığından dönme hareketi yavaşlar ve tek bir yöne bakmaya başlar. Bu sabit yön doğudur.

Günebakan polenleri 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda zarar görür. Oysa sürekli doğuya baktığında, öğle üzeri başına gelecek net radyasyon azalmış olur ve doğuya yönelik konumu, daha serin bir ortamda daha sağlıklı büyüme ortamı sağlar.

Ayrıca bitkinin kafası sabahın erken ve nispeten serin saatlerinde daha fazla güneş ışığı alır. Böylece gece üzerine yağan çiğ kurur, mantar oluşumu önlenmiş olur. Sabahları daha fazla güneş alan taç yapraklarının sıcaklığı arttığı için böcekler için cazip bir ortam sağlanmış olur, tabii ne kadar çok böcek o kadar çok tozlaşma demektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Amerikano Kağıt Oyunu (Küt)

52'lik deste ve 4 Joker ile oynanan kağıt oyunudur. Min 3, Max 5 kişi ile oynanır. Her oyuncuya 13 kağıt dağıtılır. Çiplerle oynanır. ( 1 -5 -10- 20- 50)

KOLAY KURAL
Bir üçlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü seri + bir üçlü küt
İki üçlü küt
İki üçlü seri
Bir dörtlü küt
Bir dörtlü seri
Bir dörtlü küt + bir dörtlü seri
İki dörtlü küt
İki dörtlü seri
Üç üçlü seri
Üç üçlü küt
Altılama = Altılı seri
Cazip = İki üçlü seri + iki üçlü küt
Çift = Dört çift ile açılır
Arabitiş = Elden bitiş
**ELDEN OYUN BİTİŞİ

Oyun Kuralları
Sırası gelen oyuncu 52lik desteyi keser. Kestiğinde joker var ise alır. Dağıtan oyuncu o joker çekmiş kişiye 12 tane diğer oyunculara 13 tane dağıtılır. Kesen kişi üstte yazan görevlerden birini seçer ve oyun başlar.

Kesen kişi oyuna başlar ve ortaya açılan kağıdı alır, almak istemez ise ortadan kağıt çeker. O alınmayan ortadaki kağıt diğer oyuncuların işine yarıyor ise ceza kağıdı çekerek ortadan o kağıdı alır ve kasaya en küçük 1 çip koyar. Bir oyunda oyuncu…

Bozcaadada Ne Yapılır Nerelere Gidilir Ne Yenir...

Fotoğraf Blog umda göreceğiniz gibi geçen hafta sonumu Bozcaada'da geçirdim. Gerçekten çok keyifli, sakin, huzurlu bir yer. Tabi gidiş ve dönüşler olmaz ise:) Orada olan arkadaşlarımız sayesinde süper yerleri görme imkanımız oldu...

Arabayla gitmek çok keyifli ama bir o kadar da yorucu. Araba yaklaşık 6 saat sürüyor. Ama yollar boyunca Ayçiçekleri, domateslerin manzarasıyla geliyorsunuz.

Nasıl gidilir ve dönülür:
İstanbul'dan araba ile gelmek istiyorsanız birkaç seçenek var.

Tekirdağ üzerinden Eceabat'tan Çanakkale'ye feribot ile geçebilirsiniz yada Gelibolu'dan Lapseki 'ye feribot ile geçip Bozcaada 'ya gidebilirsiniz. Tabii Bozcaada 'ya da geçmek için ikinci feribotu beklemeniz gerekir. Haftasonu olunca biraz feribot sırası oluyor. Bence perşembe gidin pazartesi dönün en keyiflisi :)
Yazın yapacağınız bu tatilin birde dönüş çilesi var. Öncelikle pazar dönecekseniz maalesef ki 1-2 saat feribot sırası beklemeyi göze almanız gerekmekte. Yada çok erken çı…

Rose Şarap mı Blush Şarap mı?

Rose ve Blush arasındaki farkı soranlara şunu söylerim hep; Her Blush bir Rosedir ama her Rose bir Blush değildir.
Şarap literatüründe ‘blush’ diye bir çeşit yok. Blush bir Amerikan icadı. Zinfandel üzümünü hiç bekletmeden sıkan Amerikalı şarap üreticileri bu hafif pembemsi şaraba ‘White Zinfandel’ der. Daha sonra 1970’li yılların ortalarında Cabernet Sauvignon’dan beyaz şarap yapmaya çalışırken biraz fazla bekletirler ve ortaya daha pembemsi bir renk çıkar. Bu şaraba ‘yüzü kızarmış’ anlamına gelen ‘blush’ derler. Son yıllarda Türkiye’de de farklı markalar Kalecik karası, Grenache ve Syrah gibi kırmızı şaraplık üzümleri kabuklarıyla hiç bekletmeden sıkarak blush yapıyor. Pembe şaraplar ise kara üzümlerin kabuklarıyla birlikte 12- 24 saat arası belli bir ısıda bekletilmesiyle ve sonra preslenmesiyle elde ediliyor. Bazıları altı ay kadar fıçıda da bekletiliyor.

Nasıl Üretiliyor:

Sonuçta rose, pembe ya da blush; hepsi benzer. Rose şarap kırmızı üzümden üretiliyor; blush ise beyaz üzümden.…