9 Tem 2013

Ayçiçeği (Günebakan)

Haftasonu yapmış olduğum Bozcaada tatilimde öğrendim ki Çanakkale yolunun her yerinde Ayçiçekleri ile sarı ve yeşilin bir arada olduğu yollarda araba yolculuğumuzu yaptık. Çok gariptir ki Ayçiçeklerinin hepsi güneş nerdeyse o tarafa dönmüşlerdi. Meğerse Ayçiçeğinin diğer adı Günebakanmış.

Nasıl ve neden döndüğünü ise araştırıp yazmak istedim.

Çünkü Günebakan çiçeğinin ve yapraklarının gelişme aşamasında sürekli güneşe dönmesi hızlı büyüme sırasındaki eğilmenin bir sonucudur. Bunun bir nedeni de sapın güneşe bakmayan yüzünde biriken büyüme hormonu "auxin"dir. Başın dönme yönü ile güneşin konumu arasında 12 derecelik bir açı vardır, bu zaman ölçeğinde 48 dakikadır. Güneş battığı zaman "auxin"in dağılımı yer değiştirir ve kafa geriye döner. Bu durumda sabaha karşı yaklaşık 03:00'te kafa tekrar doğuya dönmüş olur ve bu şekilde güneşin doğmasını bekler.

Bilimsel adı "Helianthus annuus" olan günebakan, tomurcuk halindeyken başı ve yaprakları gerçekten güneşi izler. Helianthus eski yunanca da "helios" yani güneş, "anthos" ise çiçek anlamına gelir. Günebakanlar başlarını sürekli güneşe doğru çevirirler şeklindeki yaygın inanç bir dereceye kadar doğrudur. Günebakanın çiçeği tam olarak açılıp sarı taç yaprakları ortaya çıktığı zaman ağırlığı da arttığından dönme hareketi yavaşlar ve tek bir yöne bakmaya başlar. Bu sabit yön doğudur.

Günebakan polenleri 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda zarar görür. Oysa sürekli doğuya baktığında, öğle üzeri başına gelecek net radyasyon azalmış olur ve doğuya yönelik konumu, daha serin bir ortamda daha sağlıklı büyüme ortamı sağlar.

Ayrıca bitkinin kafası sabahın erken ve nispeten serin saatlerinde daha fazla güneş ışığı alır. Böylece gece üzerine yağan çiğ kurur, mantar oluşumu önlenmiş olur. Sabahları daha fazla güneş alan taç yapraklarının sıcaklığı arttığı için böcekler için cazip bir ortam sağlanmış olur, tabii ne kadar çok böcek o kadar çok tozlaşma demektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder