14 Ağu 2017

Kendiniz için Bunları Bilmelisiniz...

1. Birini gerçekten tanımanız 3-4 yıl sürer. Evlenmeden önce bu kadar süre tanışan çiftlerin boşanma ihtimali daha azdır.

2. Uyumadan önce zihnimizin %90’ı, başımıza gelecek olan şeyleri hayal etmeye başlar.

3. Çocuklarımızla yaptığımız konuşmalar, onların iç sesi haline gelir.

4. Aktif olarak 7 yılı aşan bir arkadaşlık, büyük ihtimalle ömür boyu sürecektir.

5. Sizin bir türlü aklınızdan çıkaramadığınız o kişi de, muhtemelen sık sık sizi düşünüyor.

6. Çevrenizdeki birinin başkaları hakkında konuşurkenki tavırlarına dikkat edin. Çünkü sizin hakkınızda başkalarına konuşurken de aynı tavırları geçerli olacaktır.

7. Japonlara göre üç farklı yüzümüz var. İlk yüzümüz, dünyaya gösterdiğimiz. İkinci yüzümüz, sadece yakın dostlarımıza ve ailemize gösterdiğimiz. Üçüncü yüzümüz, kimseye göstermediğimiz. Hangisinin gerçek ve hakiki yüzümüz olduğunu, sanırım anladınız.

8. Her şeyin sizi rahatsız ettiği o ruh hali, muhtemelen birini özlediğinizi gösterir.

9. Gece geç saate kadar uyanık kalanlar, erkenden kalkanlara oranla psikopat olmaya daha yatkındır.

10. Birinin sizinle konuşmak istediğini merak ediyorsanız kollarınızı kavuşturun. O da aynısını yapıyorsa, istiyordur.

11. Araştırmalara göre birden fazla yastıkla uyuyan insanlar genellikle yalnız ve depresiftir.

12. Günde 5 ila 10 farklı şarkı dinlemek hafızayı ve bağışıklık sistemini güçlendirir ve depresyon riskini %80 azaltır.

13. Bir tartışmayı kazanmanın en güçlü yolu, konuyla alakalı sorular sormaktır. Böylelikle karşımızdakinin düşüncelerindeki mantık hataları daha rahat ortaya çıkar.

14. 6-8 ay içinde beynimiz, canımızı acıtmış birini tamamen affetmiş olur.

15. Başkalarına bağlı olmayı reddeden insanlar, en çok hayal kırıklıklarını yaşamış olanlardır.

16. Hayatınıza dair en iyi tavsiyeleri aldığınız insanlar, genellikle hayatında en çok sorun olan insanlardır.

17. Fazla düşünmek zihnimizin negatif senaryolar üretmesine ya da acı dolu anıları hatırlamasını sağlar.

18. Sık sık küfreden insanlar, genellikle duygusal açıdan daha güçlü ve daha zeki olurlar.

19. Zeki insanlar genellikle çatışmalardan uzak dururlar. Bu da çoğu şeyi fark etmelerini ama sessiz kalmalarını açıklar.
20. Sosyal açıdan utangaç ve içine kapanık insanlar, arkadaşlarına daha düşkündürler. İlişkilerde de daha sadıktırlar.

21. Basit şeylere kolayca sinirlenebilen insanlar, bilinçaltlarında sevilmeye ihtiyaç duyar.

22. Biri artık “değiştiğinizi” ifade ediyorsa, %95 ihtimalle onun istediği gibi davranmayı bırakmışsınızdır.

23. Psikolojiye göre iki eski sevgili ayrıldıktan sonra arkadaş kalabiliyorsa, ya halen aşıktırlar, ya da hiç olmamışlardır.

24.
Unutmayın: Aldatanlar, sürekli aldatılacağını düşünür. Yalancılar, herkesin yalan söylediğini düşünür.


25. Kadınlar erkeğin görünüşünden çok, kokusuna önem verirler.

26. Köpekler insanların mutsuzluğunu hissedebilir. Bunu gidermek için de onlara sokulurlar.

27. Birinin kıymetini anlamanın en iyi yolu, onsuz bir hayatı hayal etmektir.

www.instagram.com/neslininobjektifinden

13 Ağu 2017

Neden deniz suyuyla susuzluğumuzu gideremiyoruz? Şöyle...


Böbreklerimiz en fazla %2’si tuzdan oluşan sudan idrar yapabiliyor. Deniz suyunda ise bu oran %3. O yüzden deniz suyu içildiğinde böbrekler bu suyu işleyemiyor ve vücuttaki mevcut suyu kullanmaya başlıyor. Nihayetinde daha çok susuzluğa sebep oluyor.

11 Ağu 2017

Uğurböceği’nin Uğuru Nereden Gelir?

“Uç uç böceğim sana telli pabuç alayım, uçamazsın kaçmazsın, kaçamazsan kanat açamazsın, hadi benim bebeğim, uç uç böceğim” şarkısıyla ele alınıp serbest bırakılan uğurböceği, parmağınızdan yukarı yürüyüp biraz tereddüt ettikten sonra kanatlarını açıp uçarsa talihiniz açık demektir.

İngilizcede adının anlamı hanımböceği, çeşitli Avrupa dillerinde Meryem kuşu, Meryem böceği, Fransızca Tanrı pilicidir.

Larva ve böcek evrelerinde etçil olup tarım zararlısı böceklerle beslendiğinden örneğin meyve ağaçları için haşarata karşı mücadelede kullanılmak üzere Avustralya türü buradan Amerika’ya getirtilmiştir.

Uğurböceğinin uğurunun tarımcı toplumlar için ekonomik bir kökene bağlandığı böylece ortaya çıkmaktadır.

4 Ağu 2017

Hayvanlar Hakkında Bilmediğimiz 8 Özellik

1- Sincaplar anne-babaları tarafından terk edilmiş bir hayvan gördüklerinde onu evlat edinirler.
2- Bal arıları dans ederek iletişim kurarlar.
3- Welsh Corgi cinsi köpeklere benzeyen bir kedi türü de var: Munchkin kedisi.
4- Deniz atları tek eşli canlılardır ve yüzerken birbirlerini kaybetmemek için kuyruklarını birbirlerine sararlar.
5- Civcivler yumurtalarının içinden birbirleriyle konuşabilirler.
6- Sincapların nereye gömdüklerini unuttukları fındıklar her yıl yüzlerce yeni ağaca dönüşüyor.
7- İneklerin kankaları vardır ve zamanlarının çoğunu birlikte geçirirler.
8- Kaplumbağalar popolarından nefes alabilirler.

4 Tem 2017

Sakız Adası - Yunanistan

Çeşme’nin tam karşısında feribotla 45 dakika uzaklıkta hoş bir Yunan Adası. Avrupalıların Chios, Yunanların Hora dedikleri, Yunanistan’ın en büyük beşinci adası Sakız Adası, kendine özgü mimariye sahip çok sayıda ortaçağ köyü, taş evleri, bakir koyları ve ünlü sakız ağaçlarıyla gezilip görülmesi gereken yerlerden biri. Bir İzmirli olarak komşumuz Sakız Adasını anlatmasam olmaz. Vize aldığımızda giriş çıkış yapmak, sakız adasından market alışverişi yapmak veya ucuz deniz ürünleri yemek için gitmeyi tercih ediyoruz. Eee madem bu kadar sık gidilen bir yer bende gidip gördüğüm tavsiye edeceğim yerleri sizlerle paylaşmak istedim.
Öncelikle Sakız Adası hakkında bilgi vermek isterim;
Halkının eskilerden bu yana refah içinde yaşadığı Sakız’da damla sakızı, narenciye ürünleri, zeytin, incir ticareti en önemli gelir kaynakları. Son yıllarda turizm de ekonomilerini kalkındıran önemli bir sektör. Adayı hem zengin hem de ünlü yapan şey ise adalıların mastika dedikleri sakız, gıda endüstrisinin yanı sıra, tıpta ve kozmetik sektöründe, şekerlemelerde, içki üretiminde kullanılıyor. Mastika ağacı, adanın farklı iklim ile toprak özelliklerine sahip güney kesimlerinde yetişiyor.

Mastikanın anavatanı Sakız’da öğleden sonrasından akşama kadar sokakları tenha, dükkanları kapalı görürseniz şaşırmayın. Sakızlılar öğleden sonra 14:00’te işlerini bırakıyor ve iş çıkışı öğlen yemeği yiyip sonrasında siesta yapıyorlar. Günbatımına doğru tekrar mekanlar açılıp sokaklar canlanmaya başlıyor.

Para Birimi: Euro

Sakız Adasının Tarihi ise: Yunanistan Sakız Adası hakimiyetini, yaklaşık 350 yıl Osmanlı hakimiyetinde kaldıktan sonra, 1913 yılında Londra Konferansı ve Antlaşması ile ele geçirmiş.
Ayrıca;
Sakız Adası, oldukça zengin ve köklü bir geçmişe sahip. Herodotos günümüzden yaklaşık 2500 yıl evvel, coğrafyacı Strabon ise 2000 yıl evvel Sakız’dan söz etmişler. Denizcilik ve deniz ticareti ile gelişen adanın nüfusunun MÖ 6. yüzyılda neredeyse 80 binlere ulaşmış. Ünlü denizci kâşif Kristof Kolomb, Osmanlı idaresi altındaki Sakız’da dünyaya geldi ve Amerika’yı keşfe çıktığı seferinden önce Sakız'ın güzel kasabalarından Pirgi’de uzunca bir süre kalıp buradan denizcilikle ilgili bilgiler toplamış. Antik çağların en büyük destan yazarı Homeros’un İzmir’de doğup, Sakız’da yaşadığına ve eserlerini burada yazdığına inananlar çoğunlukta.
Vize: Schengen Vizesi veya yaz aylarında (Haziran-Ekim) kapı vizesi ile giriş yapılabilir.

Kapı Vizesi Nasıl Alınır?

Yunan Adaları vizesi almak için, aşağıda sayacağım tüm evrakları toplayarak, Yunanistan kapı vizesinin geçerli olduğu 6 adaya (Sakız adası, Kos, Samos, Midilli, Meis ve Rodos adaları) gidebileceğiniz şehirlerde bulunan turizm acentalarına gitmelisiniz. Kapı vizesi ile maksimum 15 gün kalabilirsiniz. 
Seyahat tarihinizden 2-3 gün önce bu evrakları teslim etmelisiniz. Hepsi bu...
(Yunanistan günübirlik vize ücreti masrafları açısından, Schengen kadar maaliyetlidir bunu da hatırlatmak isterim)
Not: Schengen vizesi ile AB ülkelerine giriş hakkınız var iken, kapı vizesiyle sadece 6 adaya giriş hakkınız bulunmaktadır.
Yunan adaları vize ücretleri genellikle 50-100 Euro arasında olur. Aracı firmaya göre masraflar değişir. Schengen vizesi ücreti kadar maaliyeti vardır.

Gerekli Dökümanlar; (Aynı dökümanlar zaten Schengen Vizesi içinde gerekli)

  • En az 6 ay geçerli pasaport 
  • Otel rezervasyonları. (Onaylı olmasını isteyebilirler. Online sitelerden rezervasyon yaptırabilirsiniz. Eğer Yunan adaları turunuzu günübirlik yapacaksanız rezervasyon istemiyorlar.)
  • 1 adet yeni çekilmiş biyometrik fotoğraf. (Mutlaka arka fon beyaz olsun)
  • Yunanistan vize başvuru formu (Başvuru yapacağınız firmadan veya linkten alabilirsiniz.)
  • Gidiş-dönüş gemi/feribot biletleri
  • Banka hesap cüzdanı veya bankadan imzalı/kaşeli onaylı hesap dökümü
  • Harç ve masraf ödemeleri (Vize ve masraflar/aracı firma. Yunan adaları vize 2017 ücreti : Genelde 50-100 Euro oluyor.)
  • Yolcu beyanı
Detaylı Bilgi için lütfen Tıklayınız...

Sakız Adasına Nasıl Gidilir?
İzmir-Çeşme Limanından sabah ve akşam saatlerinde kalkan feribotlar ile 45 dakikada Sakız adasında olabilirsiniz. Ertürk firmasının 20 dakikada giden hızlı feribotuda bulunmaktadır. 

Arabanız ile gitmek isterseniz aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Üzerinize kayıtlı, ruhsatında rehin yazısı bulunmayan, Yeşil sigortası yapılmış aracınızla Sakız Adasına geçmek için ERTURK'ten seferler hakkında bilgi alınız.
  • Şirket Araçlarında firma sahibi iseniz; şirket imza sirküleri ya da çalışanı iseniz vekalet yazısı gereklidir.
  • Rent a Car aracı ile yurt dışı çıkışı yapabilmeniz için firmadan vekaletname alınmalıdır.
  • Kendi arabası ile Sakız Adasına geçecek yolcularımızın beynelmilel ehliyet almasına gerek yoktur. Türk ehliyetleri kendi aracınız ile 3 ay geçerlilik taşımaktadır.
  • Yeşil Sigorta aracınızın kaskosunu yurtdışında da geçerli kılan ek bir sigorta poliçesidir.
Sigorta firmalarından veya turing acentalarından yeşil sigorta işlemlerinizi yaptırmadan limana gelmeyiniz… Geçişinize ve adaya girişinize izin verilmez. Böyle durumlarda bilet hakkınızı kaybetmiş olursunuz.

Araba Kiralamak;
Gümrük'ten çıktıktan sonra sağda yer alan araba kiralama firmaları arasından pazarlık yaparak en uygununu bulmanızı tavsiye ederim. En düşük motorlu, benzinli araçlar günlük 25-50€ gibi fiyatlarla kiraya veriliyor. (hafta sonu ve yoğun olduğu zamanlar daha pahalıya kiraya veriyorlar)

Nerede Kalabilirsiniz?
Biz gittiğimizde kaldığımız otelleri aşağıda yazacağım ama bu bahsedeceğim otellerin bazıları şehrin 5 dakika uzaklığındadır. Araba kiralamanızı her zaman tavsiye ederim.

****Erytha Hotel&Resort Chios
****Grecian Castle

****Chios Chandris Hotel (merkezdedir)
****Hotel Kyma


Sakız Adası'nda Gezilecek Yerler;
Sakız Adası’nda irili ufaklı tam 66 köy var. Sakız’da gezilecek yerler arasında en önemlileri adanın seramik merkezi Armolia, kale görünümündeki köy Olympi, ilginç duvar desenli evleriyle Pirgi, ortaçağ kalesinin kıvamında labirent gibi sokaklarıyla çok sevdiğim köy Mesta, acılı hikayesiyle terkedilmiş yer Anavatos başta geliyor. Adanın batı kıyılarında kalan Cenevizliler zamanından kalan Vessa, daha ötede harika koy üzerine kurulmuş yeşil Lithi ve Lagada; çok iyi korunmuş durumda taş evleriyle Ege’ye nazır köy Avgonima daha çok vakti olanların görmesi gereken yerler arasındadır.

Nerede Yemek Yemeli;
1. Hotzas Taverna;
Makarnalarından tatlılarına kadar herşeyin el yapımı olduğu taverna adanın en beğenilen mekanlarından biridir. Menüde çeşitli et yemeklerinin yanı sıra vejeteryan yemekleride bulunmaktadır.
2. Ouzeri Tzivaeri;
Aile işletmesi olan tavernaya adını veren tzivaeri (kabak) salatası ve yunan peyniri (Mastello) eğlencesi kadar ünlüdür. Ahtapot, kalamar ve karides tavsiye ederiz.
3. Delpinia
Sakız Adasının merkezinde yer alan balık restoranıdır. Turistlik bir restoran haline gelmiştir.
4. 3 Kardeşler (The Three Brothers - Lithi)
Lithi köyünde yer alan 3 kardeşler restoranı ıstakoz ve deniz mahsulleri konusunda müthişler. 
5. Kyra Despina
3 Kardeşler ile yan yana olan restorandır.
6. Nostos - Lagada
Mezeleri ve deniz mahsulleri yiyebileceğiniz bir meze restoranıdır. Deniz mahsullü paellası da denenmeli
7. Tassos Tavernası
Limandaki restoranları sağınıza alıp az biraz güneye doğru ilerlediğinizde, yol üzerinde bahçeli bir bir tavernadır. Cumartesileri canlı müzik var. Tipik bir aile lokantası.
8. To Tsikoudo
Sakız Merkezinde bulunan balık restoranı yunan halkınında gittiği bir tavernadır.
9. Karavela 
Komi'de yer alan restoran.
10. Apomero 
Havaalanına yukarıdan bakan ünlü bir restorandır. 
11. Roussiko
Sosyal medyada baya bahsedilen restorandır. Lezzet bu methine göre baya sönük kalsada gidilebilir.
12. Paşa
Lezzetli bir balık restoranıdır.

Akşamları Ne Yapılır?
Sakız Adasında merkezinde bulunan çoğu mekan akşamları doludur. Kokteyleri, kahveleri ile meşhur olan cafe&barlar:
1. 44 Bar&Coffee Shop
2. Oz Cocktail Bar
3. Metropolis
4. Reina
5. Kubrick Bar
6. Remezzo
7. Esco Bar
8. Sueno

Sakız Adasının Plajları
1. Glaroi Beach
Müzik ve gençlerin yoğun olduğu bu plaj en tercih edilen plajlardan biridir. Fakat servisin çok yavaş olduğunu söylemeliyim. Bir su istesenizde yarım saat sonra belki gelebilme ihtimali var. En güzeli bardan gidip kendiniz almanız. Ayrıca yemek olarak klüp sandwich ve tost dışında birşey yok. Yanınızda yiyecek birşeyler götürmenizi tavsiye ederim.
2. Agia Fotia Plajı
Sakız adasının diğer bir popüler plajlarından biri de agia fotia plajıdır. Agia fotia plajı çakıldan oluşan bir sahil şeridine sahiptir. Plaj sakız adası merkezinin 11 km. güneydoğusunda yer alıyor. Gene bu plaj da şezlong ve şemsiye konusunda size sıkıntı yaratmayacak plajlardan biridir. Bu arada plaj etrafında bir çok restaurant, kafe ve güzel yunan yemekleri yiyebileceğiniz tavernalar yer almakta.
3. Mavra Volia Plajı
SakızAadası'nın diğer bir en popüler plajı ise Mavra Volia plajıdır. Adanın güneyinde yer alan mavra volia plajı merkeze 30 km. mesafededir. Plajın en dikkat çeken yanı ise siyah çakıl taşları ile kaplı olmasıdır. Siyah çakıl taşlarının nedeni ise volkanik patlamalardır. Plaj tam bir doğa harikasıdır. Etrafında yer alan kayalıklar ve siyah çakıl taşları ile. Mavra volia plajının yer aldığı bölgenin adı ise Emporia bölgesidir. Bu bölgede bolca restaurant ve otel yer almaktadır.
4. Viri Carpe Diem Beach
Komi Plajına giderken çok sevimli ve gençlerin uğrak yeri olan plajdır. Müzik ve biraları ile keyifli bir yer. 
5. Karfas Plajı
Ailelerin tercih edebileceği bir plajdır.
6. Bella Vista ve Afanis Naftis Plajları
Rüzgar Sörfü yapılabilen plajlardır
7. Daskalopetra (Öğreten Taş) Plajı
Efsanelere meraklı olanlar Homeros'un oturduğu öne sürülen taşın olduğu plajdır.
8. Yossonas, Nagos, Yalıskari Plajları
Çakıl taşlı plajlardır.
9.  Komi Plajı
İnce beyaz kumlu plajdır.
10. Nagos Plajı
Sakız Adası'nın kuzeyinde yer alan nagos plajı son derece hareketli ve eğlenceli bir plaj olması nedeni ile en çok rağbet gören plajlardan biridir. Plajın hemen kenarında bir sürü birbirinden güzel balık tavernaları yer almaktadır.

Adada gezerken, 2 bölüme ayırmanızı öneririm:


Sakız Adası Gezilecek Yerler Güney Rotası

  • Chios şehir merkezi
  • Karfas
  • Paralia
  • Armolia
  • Kalamoti
  • Komi
  • Emporios
  • Pirgi
  • Olimpi’s Cave
  • Agia Dinami
  • Olimpi
  • Mesta
  • Vessa (Mesta Limanı sahilden git)
  • Lithi köyü ve Lithi Sahili
  • Elinda Beach (Elinda koyu)
  • Anavatos
  • Avgonima
  • Nea Moni
Sakız Adası Gezilecek Yerler Kuzey Rotası
  • Paralia Glari
  • Lagkada
  • Kardamyla
  • Marmora koyu
  • Nagos koyu
  • Agia Markella
  • Volissos
  • Glaroi Beach
Sakız Adası'nda Yapılması, Görülmesi ve Alınması Gereken 15 Tavsiye;
1. Anavatos Köyü'ne gidin.
Tarihe Sakız Adası Katliamı olarak geçen olayın yaşandığı Anavatos Köyü, adanın en kuytu yerlerinden birinde, kayalık tepede bulunuyor. 1822 yılında Yunanistan’ın bağımsızlığa götüren süreçte başlayan ayaklanmalara Osmanlı’nın müdahalesi ile ismini duyuran Anavatos, Sakız’ın ulaşımı en güç stratejik noktası olarak biliniyor. Geçmişte adada yaşayanların sığınağı haline gelen köyde restorasyon çalışmaları devam ediyor.

2. Pyrgi (Pirgi) Köyü’nü ziyaret edin
Sakız Adası’nın güneyinde bulunan Pyrgi (Pirgi) Köyü, Sakız’da mutlaka görülmesi gereken yerler listesinde. Adanın damla sakızı üretilen bölgesinde, Orta Çağ’dan günümüze ulaşan köylerden biri olan Pirgi, Ceneviz Dönemi’nde yaşanan korsan saldırılarından korunmak için kale köy şeklinde bir mimaride kurulmuş. Evlerin dış cephelerinde bulunan süslemeler bu bölgeye özgü. Köy evlerinin birçoğu Yunanistan’ın başka şehirlerinde yaşayan Yunanlılara ait.

3. Mesta’nın dar sokaklarında kaybolun
Sakız’ın güneybatısında bulunan Mesta Köyü, 14. ve 15. yüzyıllardan günümüze bozulmadan ulaşmayı başarmış. Sakız gezilecek yerler arasında, tipik bir Orta Çağ köyü görünümündeki Mesta, dar sokakları, etkileyici mimari yapıları ile kale köyü andırıyor. Labirente benzeyen sokaklarda dolaşırken, Bizans Dönemi kiliseleri ve iç kulelerle karşılaşılıyor. Mesta’ya kadar gelmişken Mesta Limanı’nı görmek ve liman çevresindeki salaş restoranlarda yemek yiyip, yerel insanlarla sohbet etme seçeneğini de değerlendirmek gerekiyor. 

4. Mavra Volia Plajı’na uğrayın
Sakız’ın en etkileyici plajlarından biri olan Mavra Volia, Pyrgi Köyü’ne 5 kilometre mesafede bulunuyor. Tarih öncesi zamanlarda yaşanan volkanik patlamanın izlerini taşıyan plajda her yer siyah çakıl taşlarıyla kaplı. Derin, masmavi deniz suyu ile harika bir manzara sunan Mavra Volia Plajı, adada en çok tercih edilen plajlar arasında. Plajın çevresinde çok sayıda kiralık daire, kafe ve deniz ürünü sunan restoranlar bulunuyor.


5. Yel değirmenlerinde fotoğraf molası verin
Sakız Adası’nın sembolleri arasında olan yel değirmenleri ada merkezinin 1,5 kilometre kuzeyinde yer alıyor. Limandan yürüyerek 15-20 dakikada ulaşılabilen değirmenler sağlam olsa da kullanılmıyor. Sakız’ı ziyaret edenler için klasikleşen fotoğraf karelerine hayat veren yel değirmenlerinde, fotoğraf molası vermek ada ritüelleri arasında. Bu yüzden yel değirmenleri Sakız’da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında...


6. Ouzo(Oyzo) Rakısını deneyin
Rakıdan daha hafif olan Ouzo genellikle su katılmadan ve küçük bardakta içiliyor. Ama Ouzo'larda da alkol seviyesine göre markalar bulunmaktadır. Rakı severler için Ouzo pek keyifli gelmesede denenmesi gereken bir içki...

7. Sakız Adasına gidip "Carotten Güneş Yağları"ndan almadan dönmeyin...
Yunanistan'da bulunan bu güneş yağları hem koruma hemde yakma özelliğine sahip süper bir yağ grubudur. Hondos Center adında ki güzellik ürünleri satan yerde ve tüm marketlerden alabilirsiniz.

8. Sakız ürünleri mutlaka denemeli ve satın almalısınız
Sakız Adası'nda adından da anlayacağınız gibi ürünlerin çoğunda sakızlı ürünler olarak yapılmıştır. Örnek; sakız reçeli, sakız likörü, damla sakız, sakızlı kahve, sakızlı diş macunu, sakızlı şampuan, sakızlı vücut kremi, sakızlı tatlılar, sakız köftesi, sakızlı gazoz, herşey sakız sakız sakız sakız...

9. Mastello Peyniri denemelisiniz.
Izgara yapılan peynirin tadı Hellim Peynirine benziyor. Adada alacağınız çoğu peynir Türkiye'ye göre daha uygundur o yüzden dönmeden peynir almanızı öneririm. 

10. Böcek/Istakoz ve deniz mahsulleri yiyin.
Türkiye'de fiyatları yüksek olan deniz ürünleri sakız adasında daha uygun fiyat bu yüzden mutlaka deniz ürünleri ve seviyorsanız ıstakoz yemelisiniz.

11. Lidl ve My Market'ten ev ve market alışverişi yapınız.
Adada 2 tane büyük market bulunmaktadır. Lidl ve My Market... bizim migros tarzındadır. Eğer yolunuzda görürseniz mutlaka buraya uğrayınız. Çoğu türk buradan ev alışverişini yapıp memleketlerine dönüyorlar. Hatta sakız adasına arabalarıyla gelip market alışverişlerini yapıp akşama dönen bile çok insan var.

12. Yol kenarında ki Hayratların yanından geçerken dua okuyun
Sakız Adası'nda yol kenarlarında göreceğiniz hayratlar sizi şaşırtmasın. Aslında onların anlamı çok acıklı... Hayratların olduğu o yerde biri/birileri sevdikleri birini kaybetmiş ve he geçen kişininde onları anımsaması ve dua etmesi için bu Hayratları yaptırmıştır. 

13. Lagkada (Lagada) Köyüne Gitmelisin
Lagada köyü sakızın güney bölgesinde kalmaktadır. Çok sevimli bir köy olan Lagada'yı gezip deniz kenarında yemeğinizi yiyebilirsiniz. Bölgeye yapılan sürekli saldırılardan dolayı buranın sakinleri genel olarak deniz tüccarı ve balıkçıdır. 

14. Frappe kahvesini deneyin...
Sakız adasının çoğu yerinde bulabileceğiniz frappe kahveyi mutlaka denemelisiniz.

15. Sakız Adasında gezerken Siesta zamanını sakın unutmayın....
Sakız Adası'nda çoğu yer siesta zamanı yapmaktadır. Yani 14:00-18:00 arası tüm mağazalar kapanıyor şehir tam bir hayalet şehir haline geliyor. O yüzden alışverişinizi 14:00 e kadar yapmanızı öneririm. Ayrıca Pazar günleride çoğu yer kapalı oluyor.
Sakız Adası insanları keyiflerine çok düşkünler. Bizim Türklerimiz gerekirse sabaha kadar mağazalarını açık bırakır yeterki iş olsun derler :)

26 Haz 2017

Sıcak veya Soğuk Suyla Yıkanmak

SICAK veya SOĞUK suyla yıkanmanın birbirinden farklı sağlık etkileri var:


20 Haz 2017

Pet Şişeler Hakkında Bilmeniz Gerekenler...


Biliyormusunuz?.....
PET şişeler
👉Buzluğa girmez.
👉Yıkanıp kullanılmaz.
👉Bulaşık makinasına girmez. 
👉Defalarca kullanılmaz. Kullanımı aldığınız ürün için, o ürünün son kullanma tarihine dek 1 seferliktir.
👉Turşu basılmaz, salamura yapılmaz, içine meyve suyu sıkılmaz, pekmez konulmaz. 
👉İçine tekrar su konulup kullanılmaz. 
👉Sıcakta bırakılmaz. 
👉İçine çiğ süt veya pişmiş süt konulmaz. Hele süt konulup buzluğa asla atılmaz! 
👉Çiğ süt pet şişede dağıtılamaz, satılamaz, sağılamaz.
👉Yüksek ısıya dayanmaz

15 Haz 2017

En İyi Karpuzu Nasıl Seçeriz?

Benim bir karpuz delisi olduğumu beni tanıyan herkes bilir. Eee yıllarımı vermişi bu karpuza vurdum mu sesini anlıyorum güzel mi çirkin mi:) ama vurmadanda anlayabilmeniz için bir çiftçinin paylaştığı  iyi karpuz anlama yöntemlerini yazacağım.

1. Beyaz bölgelerine Bakın...
Hemen hemen her karpuzda büyük ve beyaz bir bölge vardır. Buralar aslında karpuzun toprak üstünde beklediği yerlerdir. Birçok renkte olabilir. Sarı renge çalanları tercih edin.

2. Erkek mi Dişi mi?

Karpuzların da cinsiyetleri olduğunu biliyor muydunuz? Uzun ve oval karpuzlar 'erkek', yuvarlak olanlar ise 'dişi' olarak biliniyor. 'Erkek' karpuzlar sulu(WATERY) olurken, 'dişi' karpuzlar daha tatlı (SWEET) oluyor.

3. Boyutu
Büyükse daha iyidir diye düşünüyorsunuz muhtemelen. Ancak konu karpuzlar olunca öyle değil. Karpuzu kaldırdığınızda ağır olmalı. Yoksa içinin geçmiş olduğunu söyleyebiliriz.

4. Sapına Bakın...
Karpuzun sapına bakarak olgunlaşıp olgunlaşmadığını anlayabiliriz. Eğer sapı kuruysa karpuz olgundur ve alınabilir. Ancak sapı kuru değilse o karpuzu kesinlikle almayın. Muhtemelen erken hasat ürünüdür.

5. Çatlaklara Dikkat Edin...
Karpuzun çatlak kısımları örümcek ağına benzer. Eğer örümcek ağına benzer şekilde çatlakları olan bir karpuz gördüyseniz onu hemen alın. Yine karpuzdaki minik noktalar da iyi olduğunu gösterir. Çünkü arılar buraya mutlaka uğramıştır.

6. Karpuza Vurun...
Herhalde karpuz seçerken karpuza hafifçe vurma tüyosunu bilmeyen yoktur. Eğer karpuz iyiyse tok bir ses çıkar. İyi değilse ses çıkmaz.


10 Nis 2017

BALİ - ENDONEZYA

Herkesin balayı deyince akla gelen yerlerinden biri de BALİ'dir. Ama baştan söyleyeyim ay düğünde çok yorulduk gidip dinlenelim Bali'de diye düşünüyorsanız YANILIYORSUNUZ. Çünkü Bali tam anlamıyla gezeceğiniz bir ada.

Endonezya’daki takımadalarının en küçüklerinden, en çok turist çeken ve haliyle en çok yatırım yapılan adalarından biri Bali Adası. Endonezya'nın büyük çoğunluğu Müslüman iken, BALİ Adasında %90 Hindu, %10 Müslüman bulunmaktadır.
Bali arabayla hiç durmadan devam edilirse tam 1 günde gezilebiliyormuş. Aslında çokta büyük bir ada değil. Hint okyanusu ile çevrelenmiş ada, denizi, sörf tahtaları, kalabalık pazarları, sizi son derece şaşırtan insanlarının mutlulukları, masaj kelimesini nazikçe kulağınıza bağıran Bali kızları, dansları, törenleri ve koskocaman gökyüzüyle Bali herkesin bir gün gitmesi gereken bir yer.


Bali için bir hafta yetmez diyebilirim. Her bölgenin görülmesi gereken yerleri var. Ama özellikle gitmeniz gereken yerler; UBUD, JİMBARAN, KUTA, NUSA DUA ve SEMİNYAK bölgeleri. Ben bu yazımda size bölge bölge anlatmaya çalışacağım. Ama öncesinde size Bali hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum.

Para Birimi; Endonezya Rupisi
Paralarında hala bol sıfırlar olduğu için ilk başta size çok pahalı gelicek ama TL'ye çevirdiğinizde çok ucuz bir ülke olduğunu anlayacaksınız Endonezya'nın. Bali'de doları RP/IDR'ye çevirmek daha kolay o yüzden Türkiye'de Rupiah bulamazsanız Dolara çeviriniz Bali'de kolaylıkla çevirebilirsiniz.

Kesinlikle bilmeniz gereken bir konu da Bali'de pazarlık yapılması. Birşey alırken pazarlık yapmadan almayınız. Taksiler, mağazalar, oteller, gezdiğiniz yerlerde girişler...
1 TL = 3,570.74 IDR(Indonesian Rupiah)
1 USD = 13,366.68 IDR(Indonesian Rupiah)
Mevsim:
Tropikal bir ada olmasından dolayı Ekim-Mart arası yağmur çok fazla ve şiddetli yağmaktadır. Gel git olmasından dolayıda nehirler sürekli yükselip alçalmaktadır. Mart ayından sonra sıcaklık fazla, nem düşük ve güneş daha da yakıcı olmaya başlıyor. Özellikle uyarmak isterim ki güneşlenmek isteyenler var ise Türkiye'ye göre güneş ışıkları daha dik gelmektedir. Yani direk kavurabiliyor. Bu yüzden nerede japon veya çinli görürseniz genellikle ellerinde şemsiye oluyor.

Bali'ye Nasıl Gidilir?
Biz balayımız için seçtiğimiz Bali Adası'na QATAR AIRWAYS ile gittik. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan DOHA/KATAR Hamad Havaalanı'na 04:15 saatte gidip oradan ise DENPASAR/BALI Ngurah Rai Havaalanı'na 09:25 saatte toplam 13:35 saatte ulaşabilirsiniz. 

Bali'nin Tarihi;
Bali, milattan önce 2000 yıllarında Tayvan'dan göç eden Avusturonezyalılar tarafından yerleşim birimi olarak kullanılmış. Bu nedenle Bali halkı kültür ve dil bağlamında Filipinler ve Okyanusya ile benzerlikler gösterir.

Bali kültürü, milattan sonra 1. yüzyıldan itibaren Hint ve Çin kültürlerinden önemli bir biçimde etkilenmiş. Özellikle Hinduizmin bölgedeki kültüre güçlü etkileri olmuş. "Bali dwipa" (Bali Adası) ismi ilk kez milattan sonra 914 yılında Sri Kesari Warmadewa tarafından yazılan kitabelerde "Walidwipa" olarak geçer. Subak adı verilen ve pirinç yetiştiriciliğinde kullanılan kompleks sulama sistemi de bu dönemde geliştirilmiş. Bugün hala bazı dini ve kültürel geleneklerde o dönemin izlerine rastlanır. Doğu Cava'da hükümdarlık süren Hindu Majapahit İmparatorluğu (1293–1520), 1343 yılında Bali'de bir sömürge kurmuş. 15. yüzyılda imparatorluğun düşüşe geçmeye başlamasıyla Cava adasından Bali'ye göç başlamış. Bu göçün çoğunluğunu entelektüeller, sanatçılar, din adamları ve müzisyenler oluşturuyormuş.

Avrupalıların Bali adasına ilk gelişleri 1597 yılında Hollandalı kaşif Cornelis de Houtman tarafından gerçekleştirmiş. Bundan önce 1585 yılında bir Portekiz gemisi de Bali adasında karaya oturmuş. Hollanda sömürgesi 19. yüzyılda bütün Endonezya takımadalarını kontrolü altında tutuyormuş. Hollanda'nın Bali üzerindeki ekonomik ve siyasi kontrolü ise 1840'larda adadaki farklı krallıkları birbirlerine düşürmek yoluyla güçlerini azaltma şeklinde başlamış. 1890'ların sonlarında adadaki krallıklar Hollanda sömürgesinin kışkırtması ve oyunlarıyla birbirleriyle savaşmaya başlamışlar.

1906 yılında Hollanda Bali'nin Sanur bölgesinde büyük deniz ve kara kuvvetleriyle ani bir saldırıya geçmiş. Bali halkı teslim olmaktansa bu büyük orduya karşı birlik olup savaşmışlar. Hollanda'nın teslim ol çağrılarını dinlemeyen binlerce Bali'li işgalcilere karşı ölüme yürümüş. 1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku bulmuş. Hollanda'ya karşı koyamayan yerel halk sonunda teslim olmuş ve Hollanda ada genelinde bir yönetim kurmuş. Hollandalıların Bali'ye gelişleri diğer Endonezya adalarına kıyasla daha geç ve daha zor olmuş.

1930'larda antropolog Margaret Mead ve Gregory Bateson, sanatçı Miguel Covarrubias ve Walter Spies ve müzikolog Colin McPhee Bali ürettikleri eserlerle Bali'yı batı turizmiyle tanıştırdılar.

Bali, 2. Dünya Savaşı süresince Japon İmparatorluğu tarafından işgal edilmiş. Bali'li Generallerden Gusti Ngurah Rai işgale karşı bağımsızlık ordusunu kurmuş. Japonların 1945'te Pasifik'te savaşı kaybedip Endonezya'dan geri çekilmelerinin hemen ardından Hollanda Endonezya'ya ve Bali adasına tekrar geri dönmüş. Bu geri dönüşe Bali halkı Japonlardan kalan silahlarla karşı koymuşlar. 20 Kasım 1946'da Bali'nin merkezi bölgelerinden Tabanan'da Marga Savaşı gerçekleşmiş. 29 yaşındaki genç Kumandan Gusti Ngurah Rai intihar komandolarını Hollandalıların üzerine göndermiş. Bu savaşta neredeyse bütün Bali ordusu yok edilmiş.
Gusti Ngurah Rai 
1963 yılında Agung Yanardağı'nın patlamasıyla binlerce kişi ölmüş. Bundan dolayı adada büyük bir ekonomik kriz yaşanmış ve pek çok Bali'li başka yerlere göç etmek zorunda kalmış. 1950'lerin sonuna doğru Bali'de kast sisteminin destekçileri ile buna karşı olanlar arasında problemler yaşanmış. Politik bir oyun olarak bu problemler; Endonezya Komünist Partisi (PKI) ve Endonezya Milliyetçi Partisi'nin destekçileri tarafından provoke edilmiş. Tansiyon Endonezya Komünist Partisi'nin toprak reformu programı ile daha da artmış. Cakarta'da hükümete karşı gerçekleştirilen askeri darbe General Suharto tarafından bertaraf edilmiş. Darbeden Endonezya Komünist Partisi'ni sorumlu tutan Suharto ve yandaşları ülke genelinde komünist parti üyelerine karşı şiddet eylemlerine başlamışlar. Bunun neticesinde tüm Endonezya genelinde yaklaşık 500.000 kişi öldürülmüş. Bali'de yaklaşık 80.000 kişi öldürülmüş ki bu rakam ada nüfusunun %5'ine tekabül etmekteymiş. Endonezya Milliyetçi Partisi'nin yüksek kastlı toprak sahibi liderleri Endonezya Komünist Partisi üyelerinin öldürülmesinde büyük rol oynamışlar.

1965/66 yıllarındaki büyük çalkantıların ardından Suharto, Endonezya'nın 1945'te bağımsızlığını ilan eden ve ilk devlet başkanı olan Sukarno'yu devirip yerine geçmiş. "Yeni Düzen" adını verdiği hükümeti, Endonezya'nın batı ülkeleriyle olan ilişkilerini yeniden düzenlemeye başlamış. Savaştan önce cennet olarak tasvir edilen Bali tekrar modern bir hal almaya başlamış. Turizmin büyük ölçüde artmasıyla yaşam standartları da artmış. 2002 yılında islamik bir grup tarafından Bali'nin turistik kesimlerinden Kuta'da patlatılan bomba ile çoğunluğu yabancı olmak üzere 202 kişi öldürülmüş. Bu ve daha sonra 2005 yılında gerçekleştirilen başka bir saldırı turizmi ve buna bağlı olarak ada ekonomisini büyük ölçüde etkilemiş.

Kaynak: Vikipedi
Aile Yaşamları;
Evler genelde büyük bir avlu içinde, bir kaç jenarasyonun bir arada yaşadığı kalabalık aileleri barındıran, birden çok üniteli yapılardan oluşuyor. Evlenen, erkek tarafının ailesi ile yaşıyor. Ata erkil bir toplum, özellikle erkek çocuk çok kıymetli. Çocuklar doğduklarında inanca göre tanrı olarak doğuyor, baba tarafının ölmüş bilge ruhlarından reankarne olduklarına inanılıyor çocukların. Bebeklerin ayakları ilk 6 ay yere bastırılmıyor. 6. aya bastığında dünyada kalmayı, dünyalı olmayı seçiyor ruh ve bu dünyaya ilk ayak basma çok büyük bir ritüel ile kutlanıyor. Bir çocuk 6. aya gelmeden önce ölürse kastı fark etmeksizin yakılıyor. Tanrı olarak öldüğüne inanılıyor. Kürtaj yasak. Çocuk doğurmamak dünyada ki en acayip şey gibi.  Kadınlarım menstruasyon dönemlerinde tapınağa girmeleri yasak. 

Herkesin evinin yanında, su kanalı yanıbaşında açık duş gibi bir şey var. Burada kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk hep beraber yıkanıyorlar, çıplaklık çok normal bir şey. O yüzden sanırım, sıcak yüzünden çok açık gezen turistleri görünce yerel halk diğer yerlerdeki gibi aç bakışlarla bakmıyor kimseye.


Bali Dans;
Bali Adası'nın geleneksel dansı. Hinduizm'da dans, dünyanın aralıksız çözülmesi ve reformuna eşlik eder. Yaratma ve üreme dengesi Shiva'nın eşi Durga (bazen Uma, Parvati veya Kali olarak da anılır) olarak personelize edilir. Bali Hinduizminde Rangda'nin genel şahsiyeti çok yönlerde Durga'ninkine benzediği için Bali'de bunun önemi vardır. Bali'de Mahabharata ve Ramayana gibi epik performanslar dahil olmak üzere çeşitli dans kategorileri (Barong, Legong, Kecak gibi) vardır.

Bali'li dansçılar 4 yaşında annelerinden dans tekniklerini öğrenirler. Bali dansındaki hareketler Java, Bali ve Malaya'ya özgü Gamelan adlı müzik topluluğu tarafından üretilen ritimler ile yakindan ilgilidir.

Bali dansı yüz, göz, el, kol, kalça ve ayak ifadelerinin çoklu düzeyleri, vurmalı ses tabakalarını yansıtan bir şekilde koordine edilir.

Kodlanmış el pozisyonlar, jestler ve mudraların sayısı, Java ve Bali'dekilerine göre Hindistan'dakinde daha fazladır. Bu da Hindistan'dan Java'ya iletilmiş bir dans olduğunu unutturan spekülasyonlara yol açtı. Yine de el pozisyonları ve hareketleri Java ve Bali danslarında da Hindistan'daki kadar önemlidir. Hindistan'da olsun, Endonezya'da olsun ya da Kamboçya'da olsun, ellerin tipik süs rolü vardır ve dansın hassasiyetini vurgulamaktadır.

Balinese Legong Dansı - Ubud, Bali
Kecak Dansı / Uluwatu, Bali



28 Şub 2017

Kefirin sağlığa faydaları saymakla bitmiyor!

Bazı yiyecek ve içecekler vücutta adeta ilaç görevi görerek sağlığa yarıyor. Kimileri bağışıklık sistemini güçlendirirken, kimileri mide ve sindirim sistemine iyi geliyor. Kimileri de çeşitli enfeksiyonlara karşı koruyucu etki gösteriyor. Bunun gibi sağlığa birbirinden farklı pek çok yarar sağlayan içeceklerden birisi de kefir… Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş, kefirin vücuda sağladığı yararları anlattı.

1 bardağında ortalama 100 kalori olan kefir, protein başta olmak üzere, kalsiyum, fosfor, magnezyum, selenyum, A, E, B1, B12 vitamini ve bağırsak florasını düzenleyen birçok yararlı mikroorganizma içeriyor. Çocukların büyüme döneminde bağışıklık sisteminin güçlenmesine ve güçlü kemik oluşumuyla boy uzamasına fayda sağlayan kefirin bilinen bir zararı bulunmuyor. Ancak mikroorganizma içeriğinin yüksek olması nedeniyle 2 yaş öncesinde kullanılması önerilmiyor. Yetişkinlerde günlük 1-2 su bardağı, 2 yaş sonrası çocuklarda ise günlük 1 çay bardağı kefirle başlanıp yavaş yavaş artırılarak tüketilmesinde sakınca görülmüyor.

Bağışık sistemini güçlendiriyor
İçeriğinde bulanan betakaroten bağışıklık sistemini güçlendiriyor, vücutta oluşan toksin maddelerin üremesini durdurarak, bağışıklık sistemini zayıflatan mikroorganizmaları yok ediyor.

Ülseri önlüyor
Mide ülserine neden olan ‘helicobakter pilori’ isimli bakterinin öldürülmesine yardımcı oluyor. Antibiyotik etkisiyle de mide ülserinin oluşmasının engellenmesinde ve tedavisinde destekleyici role sahip.

Sindirime yardımcı
Yararlı mikroorganizmalar, bağırsaklarda zararlı mikroorganizmaların oluşmasının ve çoğalmasının önüne geçerek bağırsak florasını düzenliyor. Besinlerin sindirilmesine ve emilmesine katkıda bulunuyor. Bağırsaklarda bu mikroorganizma dengesi bozulduğunda ishal, kabızlık, emilim bozuklukları oluşabilirken, kefir içeriğindeki doğal mikroorganizmayla bu dengeyi sağlıyor.

Kemik sağlığına iyi geliyor
Yüksek oranda içerdiği kalsiyumla kemiklerin gelişmesini sağlayan kefir, büyüme dönemindeki çocukların ve yaşlıların artan kalsiyum ihtiyacını karşılamakta en etkili kaynaklardan. Vücut, ihtiyacı olan kalsiyumu besinlerle alamadığında gereksinmeyi kemiklerden sağladığından, kemik yumuşaması ve kırılmaları, diş dökülmeleri oluşabiliyor. Günlük tüketilen 2 su bardağı kefir günlük kalsiyum ihtiyacının ortalama yüzde 60’nı sağlıyor.

Hücreler yenileniyor
E vitamini ve selenyumdan zengin olan kefir güçlü bir antioksidan. Bu özellikleriyle kefir, hücre yıkımına sebep olan toksin maddelerin oluşumunu ve çoğalmasını engelleyerek hücre yenilenmesine katkı sağlıyor.

Kan şekerini dengeleyici
Kefir gibi probiyotikler protein ve yağların kolay sindirilmesini sağlıyor. Glisemik indeksi düşük olan kefir içerdiği proteinle birlikte midede uzun süre kalarak tokluk hissi veriyor ve kan şekerinin de daha yavaş yükselmesini sağlıyor. Böylelikle yaşanılan açlık krizlerinin önüne geçilerek fazla besin ve kalori alımı azaltılıyor.

Mide gazını azaltıyor
Laktik asit fermantasyonu sayesinde sindirimi kolaylaştırarak, midede oluşan gazı azaltan kefir, bu özelliğiyle de laktoz intoleransı olan kişilerde kalsiyum ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir.

Sinirleri yatıştırıcı etkisi var
Triptofan aminoasidi ve B vitamini içeriğiyle sinirleri yatıştırıcı ve depresyonu azaltıcı etkisi olan kefir, gevşeme ve uyku verici özelliğiyle de gece rahat uyumaya yardımcı oluyor.

Meyvelerle tatlandırın
Kefir, oluşan fermantasyon nedeni ile ekşi bir tada sahip. Kendine özgü bu ekşi tadı sevmeyen miniklere mevsim meyveleriyle blender yapılarak içirilebilir. Tadından rahatsız olan yetişkinler de elma, muz, kivi gibi meyvelerle aroma katarak tüketebilir.


EVDE KEFİR TARİFİ
Malzemeler

1 litre süt
30 gr kefir tanesi (1 yemek kaşığı)
Cam kavanoz
Plastik süzgeç

Hazırlanışı:

1 litre sütü kaynatın. Üzerinde oluşan kaymağı alın. Metal olmayan bir kapta oda sıcaklığına getirilen süte (20 derece) kefir tanelerini ilave edin. Tahta kaşıkla iyice karıştırın. Kabın üzerini temiz bir bez ile kapatın. 20-25 derece kalacak şekilde karanlık bir yerde sütü bekletin. Ortalama 48 saat sonra süt pıhtılaşır. Mayalanmış sütü plastik bir süzgeç ya da tülbentten geçirerek kefirinizi elde edin. Süzgeçte kalan kefir tanelerini tekrar maya olarak kullanabilirsiniz. Buzdolabında saklayacağınız kefiri iki gün içerisinde tüketmelisiniz.

ŞEKERSİZ KEFİRLİ KEK TARİFİ

Malzemeler

2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 su bardağı kefir
2 yumurta
1 su bardağı ceviz
4 adet kuru incir
4 adet hurma
1 buçuk su bardağı tam buğday unu
2 tatlı kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı karbonat

Hazırlanışı:

İncir ve hurmayı bir kaba koyup üzerine sıcak su ekleyin, 10-15 dakika bekletin. Yumurtayı bir kaba kırın, üzerine kefir ve sıvı yağ ilave ederek iyice çırpın. İncir ve hurmanın suyunu süzüp küçük küçük doğradıktan sonra karışıma ilave edin. Tam buğday unu, karbonat ve tarçın ilave ederek un parçaları kaybolana kadar karıştırın. En son cevizleri de küçülterek karışıma ilave edin. Karışımı yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine veya kek kalıbına dökerek önceden ısıtılmış fırında 175 derecede 45-60 dakika pişirin.

YULAFLI MUZLU KEFİR


Malzemeler

1 su bardağı kefir
3 yemek kaşığı yulaf ezmesi
1 küçük boy muz
1 tatlı kaşığı tarçın

Hazırlanışı:
Kefir ve yulaf ezmesini bir kasede karıştırın. Minik minik doğranmış muzları da ekleyin, üzerine toz tarçın serpin. Tercihe göre 7-8 adet çiğ badem de ilave edebilirsiniz...


Not: ACIBADEM Web Sitesinden alınmıştır.