Ana içeriğe atla

İzmir'in Mucize Yaratan Otları

Ege Bölgesi'nde yetişen otlar, bir çok hastalığa iyi geliyor. Zengin mineralli toprakları ile her derde deva olan otlar aynı zamanda lezzetli olması özelliği ile de dikkat çekiyor.

İzmir deyince akla gelenlerden biri de Ege Bölgesi'nin kendine has otlarıdır. Lezzetli olmasının yanı sıra beden sağlığına iyi geldiği bilinen otların faydaları ne?

Turpotu: Kalsiyum açısından zengin bir bitki olan turp otu B ve C vitaminleri açısından çok zengin ve iştah açıcı özelliği var.

Radika: Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarına iyi gelir.

Sakız: İştah acıcı ve cildi güzelleştirici bir özelliğe sahip olan Sakız, diş etlerini güçlendirdiği gibi ağız kokusuna da iyi geliyor.

Şevketibostan: Sindirime yardımcı olur, idrar sökücüdür, iştah artırır, yaraları temizleme de kullanılır.

Arapsaçı: Yoğun anason kokulu Arapsaçı idrar ve sindirim yolları sorunlarını gidermesinin yanı sıra soğuk algınlığına ve öksürüğe de iyi geliyor.

Kuşkonmaz: Karaciğer için yararlı olup A, C, B1 ve B2 vitaminleri bulunur, böbrekleri çalıştırıcı özelliği var.

Deniz Börülcesi: Guatr hastalığına iyi gelir ve doğal idrar söktürücüdür.

Hindiba: Karaciğer dostu olarak bilinen hindibanın yapraklarında demir, kalsiyum ve bakır bulunuyor. Aynı zamanda kandaki şeker oranını da düşürüyor.

Ebegümeci: Kabızlığa iyi gelir ve öksürük kesicidir. Aynı zamanda mide ve bağırsakların düzgün çalışmasını sağlar.

Kazayağı: A ve C vitaminleri açısında n zengin olan kazayağı mide rahatsızlıklarına iyi geliyor ve barsak solucanlarının düşürülmesinde etkili.

Köremen: Taze sarımsağa benzeyen köremen tansiyon düşürücü bir bitki olarak biliniyor.

Yabanenginarı:
Hazımsızlığı giderir, mide ve sinirler için yararlıdır ve mineral açısından zengindir.


Diğer otlar için aşağıdaki linke bakabilirsiniz.

7. ALAÇATI OT FESTİVALİ GÜN SAYIYOR  07-10 NİSAN 2016

Dünyada bir turizm markası haline gelen Alaçatı, kendisi gibi markalaşmış festivaliyle konuklarını ağırlamaya hazırlanıyor. Her yıl yoğuın ilgi gören 7. Alaçatı Ot Festivali, 7-10 Nisan 2016 tarihleri arasında gerçekleşecek. Önceden otel biletlerinizi ayırtmayı unutmayın. Gerçekten çok kalabalık olacağı kesin. 


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Amerikano Kağıt Oyunu (Küt)

52'lik deste ve 4 Joker ile oynanan kağıt oyunudur. Min 3, Max 5 kişi ile oynanır. Her oyuncuya 13 kağıt dağıtılır. Çiplerle oynanır. ( 1 -5 -10- 20- 50)

KOLAY KURAL
Bir üçlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü seri + bir üçlü küt
İki üçlü küt
İki üçlü seri
Bir dörtlü küt
Bir dörtlü seri
Bir dörtlü küt + bir dörtlü seri
İki dörtlü küt
İki dörtlü seri
Üç üçlü seri
Üç üçlü küt
Altılama = Altılı seri
Cazip = İki üçlü seri + iki üçlü küt
Çift = Dört çift ile açılır
Arabitiş = Elden bitiş
**ELDEN OYUN BİTİŞİ

Oyun Kuralları
Sırası gelen oyuncu 52lik desteyi keser. Kestiğinde joker var ise alır. Dağıtan oyuncu o joker çekmiş kişiye 12 tane diğer oyunculara 13 tane dağıtılır. Kesen kişi üstte yazan görevlerden birini seçer ve oyun başlar.

Kesen kişi oyuna başlar ve ortaya açılan kağıdı alır, almak istemez ise ortadan kağıt çeker. O alınmayan ortadaki kağıt diğer oyuncuların işine yarıyor ise ceza kağıdı çekerek ortadan o kağıdı alır ve kasaya en küçük 1 çip koyar. Bir oyunda oyuncu…

Bozcaadada Ne Yapılır Nerelere Gidilir Ne Yenir...

Fotoğraf Blog umda göreceğiniz gibi geçen hafta sonumu Bozcaada'da geçirdim. Gerçekten çok keyifli, sakin, huzurlu bir yer. Tabi gidiş ve dönüşler olmaz ise:) Orada olan arkadaşlarımız sayesinde süper yerleri görme imkanımız oldu...

Arabayla gitmek çok keyifli ama bir o kadar da yorucu. Araba yaklaşık 6 saat sürüyor. Ama yollar boyunca Ayçiçekleri, domateslerin manzarasıyla geliyorsunuz.

Nasıl gidilir ve dönülür:
İstanbul'dan araba ile gelmek istiyorsanız birkaç seçenek var.

Tekirdağ üzerinden Eceabat'tan Çanakkale'ye feribot ile geçebilirsiniz yada Gelibolu'dan Lapseki 'ye feribot ile geçip Bozcaada 'ya gidebilirsiniz. Tabii Bozcaada 'ya da geçmek için ikinci feribotu beklemeniz gerekir. Haftasonu olunca biraz feribot sırası oluyor. Bence perşembe gidin pazartesi dönün en keyiflisi :)
Yazın yapacağınız bu tatilin birde dönüş çilesi var. Öncelikle pazar dönecekseniz maalesef ki 1-2 saat feribot sırası beklemeyi göze almanız gerekmekte. Yada çok erken çı…

Rose Şarap mı Blush Şarap mı?

Rose ve Blush arasındaki farkı soranlara şunu söylerim hep; Her Blush bir Rosedir ama her Rose bir Blush değildir.
Şarap literatüründe ‘blush’ diye bir çeşit yok. Blush bir Amerikan icadı. Zinfandel üzümünü hiç bekletmeden sıkan Amerikalı şarap üreticileri bu hafif pembemsi şaraba ‘White Zinfandel’ der. Daha sonra 1970’li yılların ortalarında Cabernet Sauvignon’dan beyaz şarap yapmaya çalışırken biraz fazla bekletirler ve ortaya daha pembemsi bir renk çıkar. Bu şaraba ‘yüzü kızarmış’ anlamına gelen ‘blush’ derler. Son yıllarda Türkiye’de de farklı markalar Kalecik karası, Grenache ve Syrah gibi kırmızı şaraplık üzümleri kabuklarıyla hiç bekletmeden sıkarak blush yapıyor. Pembe şaraplar ise kara üzümlerin kabuklarıyla birlikte 12- 24 saat arası belli bir ısıda bekletilmesiyle ve sonra preslenmesiyle elde ediliyor. Bazıları altı ay kadar fıçıda da bekletiliyor.

Nasıl Üretiliyor:

Sonuçta rose, pembe ya da blush; hepsi benzer. Rose şarap kırmızı üzümden üretiliyor; blush ise beyaz üzümden.…