Ana içeriğe atla

Beynin Sağ ve Sol Lobu


Beynin yapısı ve fonksiyonlarını öğrenmek üzere son yıllarda yoğun araştırma ve çalışmalar yapılmaktadır. Yapılan çalışmalar ve deneyler, beynin iki tarafının farklı düşünme davranışlarından sorumlu olduğunu, iki farklı düşünme tarzını kontrol ettiğini göstermiştir.

Sonuçlar; her birimizin, birini diğerine tercih ettiğini ortaya koymaktadır. Bir tarafı baskın kullanma eğilimi olan kişilerin diğer taraf fonksiyonlarında yetersiz olabildikleri bilinmektedir.
Aşağıdaki listede, sol beyin ve sağ beyin loblarının düşünce tarzları arasındaki bilinen bazı özellikleri ve farklar verilmiştir.

Sol Beyin Lobu:
1. Sözel: İsimlendirmek, tasvir etmek ve tanımlamak için kelimeler kullanır.

2. Analitik: Şeyleri basamak basamak ve parça parça düşünür.

3. Sembolik: Herhangi bir şeyi ifade ederken sembol kullanır. (örnek: göz için Ø sembolü, toplama İçin +sembolü kullanır).

4. Soyut: Küçük bir parça bilgi çıkarabilir ve onu, tüm resmi tamamlamak için kullanır.

5. Geçici: Zamanı takip etme, ardışık işlemleri takip etme, önceliklere göre yapmak.

6. Rasyonel (akılcı-gerçekçi): sebep ve olgulara dayanarak sonuca varır, yargıya ulaşır.

7. Sayısal: Sayıları kullanarak sayar ve hesaplama yapar.

8. Mantıksal: Mantığa dayanarak sonuçlara ulaşır, bir şey mantıksal sırada diğerini takip eder. Örn. Matematik teoremleri veya iyi düzenlemiş, hazırlanmış tartışma.

9. Doğrusal: Doğrudan birbiriyle ilişkili fikirlere ait kavram-larla düşünür, sık sık yaklaşık yargılara ulaşır.

Sağ beyin lobu:
1. Somut: Dokunup hissedebileceği şeylerle ilgilenir.

2. Geçici olmayan: Zamansızlık duygusu.

3. Analog (benzer / örneksel): “Mantıksız”, şeyler arasındaki ilişkileri görür, metaforik ilişkileri anlar.

4. Sezgisel: Sık sık tamam olmayan kalıplar, sezgiler, hisler ve görsel imajlara dayalı anlayış sıçramaları yapar.

5. Uzamsal / Uzaysal: Şeylerin arasındaki ilişkileri ve parçaların nasıl bir araya gelerek bütünü oluşturduğunu görür, anlar.

6. Suni / Yapay (Synthetic): Bütünü oluşturmak için parçaları bir araya getirir.

7. Sözel değildir: Şeylerin farkındadır, fakat kelimeler ara-sındaki ilişkilerde zayıftır.

8. Bütünsel: Şeyleri bütünlüğüyle görür, tüm şablon ve ya-pısını anlar, sıksık birbirinden uzak çıkarımlarda bulunur.

9. Rasyonel (akılcı-gerçekçi) değildir: Sebep yada olguların esasına, temeline gerek duymaz, hüküm çıkarmayı askıya alma isteği içindedir. (hemen yargıya varmaz).

Beynimizin sağ ve sol tarafı bilgiyi farklı şekilde işler. Genelde her birey beyninin bir tarafını ağırlıklı olarak kullanır fakat düşünme ve öğrenme işlemleri her iki tarafta dengeli olarak kullanıldığında gerçek verimine ulaşır. Bunun anlamı daha az kullanılan tarafın güçlendirilmesi gerektiğidir. Aşağıdaki listede sağ veya sol beyin ile yapılan işlemler gösterilmiştir. Bu bilgilere bakarak beyninizin hangi tarafını ağırlıklı olarak kullandığınızı ve daha az kullandığınız tarafı nasıl güçlendirebileceğinizi bulabilirsiniz.

Doğrusal – Bütünsel İşlem
Beynin sol tarafı genelde bilgileri doğrusal bir yapı içinde, parçadan bütüne giderek işleme koyar. Parçaları alır, sıraya koyar ve mantığa uygun olarak düzenler ve sonra bir sonuca varır. Buna karşılık sağ beyin bütünden parçaya doğru ilerler yani bütünseldir, detaylardan önce bütün resmi görür. Sağ beynini ağırlıklı olarak kullanan kişiler, önceden genel bir özet verilmez ise ders takip etmekte zorlanabilirler. İşte bu nedenle sağ beyni ağırlıklı olan kişilerin bir seminere yada derse katılmadan önce işlenecek konu ile ilgili hazırlık yapmaları ve ilgili kaynaklara göz gezdirmeleri oldukça önemlidir. Ayrıca bu kişiler önceden taslak hazırlamakta zorlanırlar. Bu gruptaki kişiler bir işi yapmadan önce neden yapması gerektiğini bilmeye ihtiyaç duyan kişilerdir.

Düzenli – Rastgele İşlem
Doğrusal bir yapı içinde çalışmaya ek olarak beynin sol tarafı bilgileri düzenli bir şekilde işleme koyar. Bu kişiler genelde liste yapıcılardır. Eger beyninizin sol tarafını ağırlıklı olarak kullanıyorsanız sizde günlük plan yada program yapmak yada envanter çıkarmak gibi çalışmalardan zevk alıyorsunuz demektir. İşlerinizi sıra ile bitirmeye ve her biten işi listenizde işaretlemeye özen gösteriyorsunuz. Aynı şekilde yeni bilgileri sıra ile öğrenmek sizin için daha kolaydır. Örneğin: Matematik. Buna karşıt olarak sağ beyin bilgileri rastgele işleme koyar. Eğer siz bu gruba giriyorsanız muhtemelen bir konudan bir konuya atlıyorsunuz demektir. Önceliklerinizi ortaya koymadanda en az beyninin sol tarafını kullanan birisi kadar iş yapabilirsiniz. Projeleriniz yarım kalabilir yada bitirmekte gecikebilirsiniz. Fakat bunun nedeni çalışmadığınız yada tembel olduğunuz için değil muhtemelen başka bir iş üzerinde daha çalıştığınız içindir. Sizden günlük, haftalık yada yıllık program yapmanız istendiğinde isyan etmeye hazırsınızdır. Fakat gerçekte rastgele düşünce yapınız nedeni ile program yapmanız gerçekten gerekir. Bu sizin başarılı olmanız için yapmanız gereken en önemli işlerden biri sayılabilir.

Soyut – Somut İşlem
Beynin sol tarafı soyut konularda hiç bir zorluk çekmez. Örneğin harfler, kelimeler yada matematiksel işlemler sayılabilir. Bu gruptaki kişiler kolaylıkla kelimeleri yada matematik formüllerini ezberleyebilir. Beynin sağ tarafı ise her şeyin somut olmasını ister. Bu kişiler gerçek objeleri görmek, hissetmek, onlara dokunmak isterler. Sol beyine karşıt olarak sağ beyin kelimeleri cümle içinde görmek, formüllerin nasıl çalıştığını anlamak isterler.

Mantıksal – İçgüdüsel İşlem
Sol beyin bilgileri doğrusal olarak, düzenli bir biçimde ve mantıklı bir şekilde işler. Beyninizin sol tarafını kullandığınız zaman bilgileri parça parça ele alırsınız. Birisini dinlerken detayları dinlersiniz böylece mantıklı bir sonuca varabilirsiniz. Buna karşılık eğer beyninizin sağ tarafını kullanıyorsanız iç güdülerinizi kullanıyorsunuz demektir. Bir matematik probleminin cevabını biliyor ama bu sonuca nasıl ulaştığınızı bilmiyor olma ihtimaliniz çok yüksektir. Test yaparken doğru cevapları iç güdüleriniz ile bulursunuz ve çoğunlukla bu tahminleriniz doğru çıkar. Sonuç olarak bir işin doğru olduğu hissini veren sağ beyindir.Özetlemek gerekirse yazı yazarken beyninizin sol tarafı gramere dikkat ederken, sağ taraf ise yazının anlamına bakar.

Kelime – Davranış İşlemi
Beyninin sol tarafını kullanan kişiler kendilerini kelimeler ile ifade etmekte pek zorlanmazlar. Buna karşılık beyninin sağ tarafını kullanan kişiler ne demek istediklerini çok iyi bilmelerine rağmen doğru kelimeleri bulmakta zorlanırlar. Buna en güzel örnek birisinin yol tarifi vermesini dinlemektir. Sol beynini kullanan birisi muhtemelen "Burdan itibaren üç bina sonra sağa dönün, bahçe sokağına döneceksiniz. İki kilometre gittikten sonra çiçek sokağına doğru sola dönün…" şeklinde bir tarif verecektir. Buna karşılık beyninin sağ tarafını kullanan bir kişi "Oradaki evden (evi göstererek) sağa dön (sağı göstererek). Sonra mavi boyalı binayı geç ve ikinci ışıklara varana kadar git. Işıklara gelince benzin istasyonun yanından sola dön…" şeklinde görsel bir tarif verecektir. Bu örnekten de anlaşılacağı gibi sağ beyin her şeyi görsel olarak algılar. Eğer bir yere not almazlarsa muhtemelen bilgileri unuturlar. Genelde şemalar, resimler yada grafik görüntüler daha iyi hatırlamalarını sağlar. Okurken yada dinlerken bilgileri görsel imgeler olarak beyinlerine aktarırlar.

Gerçeklere dayalı – Hayallere dayalı İşlem
Beynin sol tarafı olayları gerçek hali ile olduğu gibi ele alır. Bu grupta bir kişi yeni bir ortama girdiği zaman kolaylıkla uyum sağlayabilir. Fakat sağ beynini kullanan birisi için durum farklıdır. Onlar içinde bulundukları ortamı değiştirmeye çalışırlar. Sol beyin kuralları bilmek ve ona göre davranmak ister. Eğer kural yok ise muhtemelen kendileri kural koyup uygulamaya başlarlar. Kurallara uymayan sağ beyin aynı zamanda daha yaratıcı ve duygusaldır. Duygular sağ tarafta işleme konulduğu için bu kişiler duygusal olarak yaşadıkları olayları hatırlamakta daha başarılıdırlar.

Beynininizin Hangi Tarafını kullanıyorsunuz bilmek isterseniz aşağıdaki testleri yapabilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Amerikano Kağıt Oyunu (Küt)

52'lik deste ve 4 Joker ile oynanan kağıt oyunudur. Min 3, Max 5 kişi ile oynanır. Her oyuncuya 13 kağıt dağıtılır. Çiplerle oynanır. ( 1 -5 -10- 20- 50)

KOLAY KURAL
Bir üçlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü seri + bir üçlü küt
İki üçlü küt
İki üçlü seri
Bir dörtlü küt
Bir dörtlü seri
Bir dörtlü küt + bir dörtlü seri
İki dörtlü küt
İki dörtlü seri
Üç üçlü seri
Üç üçlü küt
Altılama = Altılı seri
Cazip = İki üçlü seri + iki üçlü küt
Çift = Dört çift ile açılır
Arabitiş = Elden bitiş
**ELDEN OYUN BİTİŞİ

Oyun Kuralları
Sırası gelen oyuncu 52lik desteyi keser. Kestiğinde joker var ise alır. Dağıtan oyuncu o joker çekmiş kişiye 12 tane diğer oyunculara 13 tane dağıtılır. Kesen kişi üstte yazan görevlerden birini seçer ve oyun başlar.

Kesen kişi oyuna başlar ve ortaya açılan kağıdı alır, almak istemez ise ortadan kağıt çeker. O alınmayan ortadaki kağıt diğer oyuncuların işine yarıyor ise ceza kağıdı çekerek ortadan o kağıdı alır ve kasaya en küçük 1 çip koyar. Bir oyunda oyuncu…

Bozcaadada Ne Yapılır Nerelere Gidilir Ne Yenir...

Fotoğraf Blog umda göreceğiniz gibi geçen hafta sonumu Bozcaada'da geçirdim. Gerçekten çok keyifli, sakin, huzurlu bir yer. Tabi gidiş ve dönüşler olmaz ise:) Orada olan arkadaşlarımız sayesinde süper yerleri görme imkanımız oldu...

Arabayla gitmek çok keyifli ama bir o kadar da yorucu. Araba yaklaşık 6 saat sürüyor. Ama yollar boyunca Ayçiçekleri, domateslerin manzarasıyla geliyorsunuz.

Nasıl gidilir ve dönülür:
İstanbul'dan araba ile gelmek istiyorsanız birkaç seçenek var.

Tekirdağ üzerinden Eceabat'tan Çanakkale'ye feribot ile geçebilirsiniz yada Gelibolu'dan Lapseki 'ye feribot ile geçip Bozcaada 'ya gidebilirsiniz. Tabii Bozcaada 'ya da geçmek için ikinci feribotu beklemeniz gerekir. Haftasonu olunca biraz feribot sırası oluyor. Bence perşembe gidin pazartesi dönün en keyiflisi :)
Yazın yapacağınız bu tatilin birde dönüş çilesi var. Öncelikle pazar dönecekseniz maalesef ki 1-2 saat feribot sırası beklemeyi göze almanız gerekmekte. Yada çok erken çı…

Rose Şarap mı Blush Şarap mı?

Rose ve Blush arasındaki farkı soranlara şunu söylerim hep; Her Blush bir Rosedir ama her Rose bir Blush değildir.
Şarap literatüründe ‘blush’ diye bir çeşit yok. Blush bir Amerikan icadı. Zinfandel üzümünü hiç bekletmeden sıkan Amerikalı şarap üreticileri bu hafif pembemsi şaraba ‘White Zinfandel’ der. Daha sonra 1970’li yılların ortalarında Cabernet Sauvignon’dan beyaz şarap yapmaya çalışırken biraz fazla bekletirler ve ortaya daha pembemsi bir renk çıkar. Bu şaraba ‘yüzü kızarmış’ anlamına gelen ‘blush’ derler. Son yıllarda Türkiye’de de farklı markalar Kalecik karası, Grenache ve Syrah gibi kırmızı şaraplık üzümleri kabuklarıyla hiç bekletmeden sıkarak blush yapıyor. Pembe şaraplar ise kara üzümlerin kabuklarıyla birlikte 12- 24 saat arası belli bir ısıda bekletilmesiyle ve sonra preslenmesiyle elde ediliyor. Bazıları altı ay kadar fıçıda da bekletiliyor.

Nasıl Üretiliyor:

Sonuçta rose, pembe ya da blush; hepsi benzer. Rose şarap kırmızı üzümden üretiliyor; blush ise beyaz üzümden.…