10 Nis 2017

BALİ - ENDONEZYA

Herkesin balayı deyince akla gelen yerlerinden biri de BALİ'dir. Ama baştan söyleyeyim ay düğünde çok yorulduk gidip dinlenelim Bali'de diye düşünüyorsanız YANILIYORSUNUZ. Çünkü Bali tam anlamıyla gezeceğiniz bir ada.

Endonezya’daki takımadalarının en küçüklerinden, en çok turist çeken ve haliyle en çok yatırım yapılan adalarından biri Bali Adası. Endonezya'nın büyük çoğunluğu Müslüman iken, BALİ Adasında %90 Hindu, %10 Müslüman bulunmaktadır.
Bali arabayla hiç durmadan devam edilirse tam 1 günde gezilebiliyormuş. Aslında çokta büyük bir ada değil. Hint okyanusu ile çevrelenmiş ada, denizi, sörf tahtaları, kalabalık pazarları, sizi son derece şaşırtan insanlarının mutlulukları, masaj kelimesini nazikçe kulağınıza bağıran Bali kızları, dansları, törenleri ve koskocaman gökyüzüyle Bali herkesin bir gün gitmesi gereken bir yer.


Bali için bir hafta yetmez diyebilirim. Her bölgenin görülmesi gereken yerleri var. Ama özellikle gitmeniz gereken yerler; UBUD, JİMBARAN, KUTA, NUSA DUA ve SEMİNYAK bölgeleri. Ben bu yazımda size bölge bölge anlatmaya çalışacağım. Ama öncesinde size Bali hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum.

Para Birimi; Endonezya Rupisi
Paralarında hala bol sıfırlar olduğu için ilk başta size çok pahalı gelicek ama TL'ye çevirdiğinizde çok ucuz bir ülke olduğunu anlayacaksınız Endonezya'nın. Bali'de doları RP/IDR'ye çevirmek daha kolay o yüzden Türkiye'de Rupiah bulamazsanız Dolara çeviriniz Bali'de kolaylıkla çevirebilirsiniz.

Kesinlikle bilmeniz gereken bir konu da Bali'de pazarlık yapılması. Birşey alırken pazarlık yapmadan almayınız. Taksiler, mağazalar, oteller, gezdiğiniz yerlerde girişler...
1 TL = 3,570.74 IDR(Indonesian Rupiah)
1 USD = 13,366.68 IDR(Indonesian Rupiah)
Mevsim:
Tropikal bir ada olmasından dolayı Ekim-Mart arası yağmur çok fazla ve şiddetli yağmaktadır. Gel git olmasından dolayıda nehirler sürekli yükselip alçalmaktadır. Mart ayından sonra sıcaklık fazla, nem düşük ve güneş daha da yakıcı olmaya başlıyor. Özellikle uyarmak isterim ki güneşlenmek isteyenler var ise Türkiye'ye göre güneş ışıkları daha dik gelmektedir. Yani direk kavurabiliyor. Bu yüzden nerede japon veya çinli görürseniz genellikle ellerinde şemsiye oluyor.

Bali'ye Nasıl Gidilir?
Biz balayımız için seçtiğimiz Bali Adası'na QATAR AIRWAYS ile gittik. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan DOHA/KATAR Hamad Havaalanı'na 04:15 saatte gidip oradan ise DENPASAR/BALI Ngurah Rai Havaalanı'na 09:25 saatte toplam 13:35 saatte ulaşabilirsiniz. 

Bali'nin Tarihi;
Bali, milattan önce 2000 yıllarında Tayvan'dan göç eden Avusturonezyalılar tarafından yerleşim birimi olarak kullanılmış. Bu nedenle Bali halkı kültür ve dil bağlamında Filipinler ve Okyanusya ile benzerlikler gösterir.

Bali kültürü, milattan sonra 1. yüzyıldan itibaren Hint ve Çin kültürlerinden önemli bir biçimde etkilenmiş. Özellikle Hinduizmin bölgedeki kültüre güçlü etkileri olmuş. "Bali dwipa" (Bali Adası) ismi ilk kez milattan sonra 914 yılında Sri Kesari Warmadewa tarafından yazılan kitabelerde "Walidwipa" olarak geçer. Subak adı verilen ve pirinç yetiştiriciliğinde kullanılan kompleks sulama sistemi de bu dönemde geliştirilmiş. Bugün hala bazı dini ve kültürel geleneklerde o dönemin izlerine rastlanır. Doğu Cava'da hükümdarlık süren Hindu Majapahit İmparatorluğu (1293–1520), 1343 yılında Bali'de bir sömürge kurmuş. 15. yüzyılda imparatorluğun düşüşe geçmeye başlamasıyla Cava adasından Bali'ye göç başlamış. Bu göçün çoğunluğunu entelektüeller, sanatçılar, din adamları ve müzisyenler oluşturuyormuş.

Avrupalıların Bali adasına ilk gelişleri 1597 yılında Hollandalı kaşif Cornelis de Houtman tarafından gerçekleştirmiş. Bundan önce 1585 yılında bir Portekiz gemisi de Bali adasında karaya oturmuş. Hollanda sömürgesi 19. yüzyılda bütün Endonezya takımadalarını kontrolü altında tutuyormuş. Hollanda'nın Bali üzerindeki ekonomik ve siyasi kontrolü ise 1840'larda adadaki farklı krallıkları birbirlerine düşürmek yoluyla güçlerini azaltma şeklinde başlamış. 1890'ların sonlarında adadaki krallıklar Hollanda sömürgesinin kışkırtması ve oyunlarıyla birbirleriyle savaşmaya başlamışlar.

1906 yılında Hollanda Bali'nin Sanur bölgesinde büyük deniz ve kara kuvvetleriyle ani bir saldırıya geçmiş. Bali halkı teslim olmaktansa bu büyük orduya karşı birlik olup savaşmışlar. Hollanda'nın teslim ol çağrılarını dinlemeyen binlerce Bali'li işgalcilere karşı ölüme yürümüş. 1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku bulmuş. Hollanda'ya karşı koyamayan yerel halk sonunda teslim olmuş ve Hollanda ada genelinde bir yönetim kurmuş. Hollandalıların Bali'ye gelişleri diğer Endonezya adalarına kıyasla daha geç ve daha zor olmuş.

1930'larda antropolog Margaret Mead ve Gregory Bateson, sanatçı Miguel Covarrubias ve Walter Spies ve müzikolog Colin McPhee Bali ürettikleri eserlerle Bali'yı batı turizmiyle tanıştırdılar.

Bali, 2. Dünya Savaşı süresince Japon İmparatorluğu tarafından işgal edilmiş. Bali'li Generallerden Gusti Ngurah Rai işgale karşı bağımsızlık ordusunu kurmuş. Japonların 1945'te Pasifik'te savaşı kaybedip Endonezya'dan geri çekilmelerinin hemen ardından Hollanda Endonezya'ya ve Bali adasına tekrar geri dönmüş. Bu geri dönüşe Bali halkı Japonlardan kalan silahlarla karşı koymuşlar. 20 Kasım 1946'da Bali'nin merkezi bölgelerinden Tabanan'da Marga Savaşı gerçekleşmiş. 29 yaşındaki genç Kumandan Gusti Ngurah Rai intihar komandolarını Hollandalıların üzerine göndermiş. Bu savaşta neredeyse bütün Bali ordusu yok edilmiş.
Gusti Ngurah Rai 
1963 yılında Agung Yanardağı'nın patlamasıyla binlerce kişi ölmüş. Bundan dolayı adada büyük bir ekonomik kriz yaşanmış ve pek çok Bali'li başka yerlere göç etmek zorunda kalmış. 1950'lerin sonuna doğru Bali'de kast sisteminin destekçileri ile buna karşı olanlar arasında problemler yaşanmış. Politik bir oyun olarak bu problemler; Endonezya Komünist Partisi (PKI) ve Endonezya Milliyetçi Partisi'nin destekçileri tarafından provoke edilmiş. Tansiyon Endonezya Komünist Partisi'nin toprak reformu programı ile daha da artmış. Cakarta'da hükümete karşı gerçekleştirilen askeri darbe General Suharto tarafından bertaraf edilmiş. Darbeden Endonezya Komünist Partisi'ni sorumlu tutan Suharto ve yandaşları ülke genelinde komünist parti üyelerine karşı şiddet eylemlerine başlamışlar. Bunun neticesinde tüm Endonezya genelinde yaklaşık 500.000 kişi öldürülmüş. Bali'de yaklaşık 80.000 kişi öldürülmüş ki bu rakam ada nüfusunun %5'ine tekabül etmekteymiş. Endonezya Milliyetçi Partisi'nin yüksek kastlı toprak sahibi liderleri Endonezya Komünist Partisi üyelerinin öldürülmesinde büyük rol oynamışlar.

1965/66 yıllarındaki büyük çalkantıların ardından Suharto, Endonezya'nın 1945'te bağımsızlığını ilan eden ve ilk devlet başkanı olan Sukarno'yu devirip yerine geçmiş. "Yeni Düzen" adını verdiği hükümeti, Endonezya'nın batı ülkeleriyle olan ilişkilerini yeniden düzenlemeye başlamış. Savaştan önce cennet olarak tasvir edilen Bali tekrar modern bir hal almaya başlamış. Turizmin büyük ölçüde artmasıyla yaşam standartları da artmış. 2002 yılında islamik bir grup tarafından Bali'nin turistik kesimlerinden Kuta'da patlatılan bomba ile çoğunluğu yabancı olmak üzere 202 kişi öldürülmüş. Bu ve daha sonra 2005 yılında gerçekleştirilen başka bir saldırı turizmi ve buna bağlı olarak ada ekonomisini büyük ölçüde etkilemiş.

Kaynak: Vikipedi
Aile Yaşamları;
Evler genelde büyük bir avlu içinde, bir kaç jenarasyonun bir arada yaşadığı kalabalık aileleri barındıran, birden çok üniteli yapılardan oluşuyor. Evlenen, erkek tarafının ailesi ile yaşıyor. Ata erkil bir toplum, özellikle erkek çocuk çok kıymetli. Çocuklar doğduklarında inanca göre tanrı olarak doğuyor, baba tarafının ölmüş bilge ruhlarından reankarne olduklarına inanılıyor çocukların. Bebeklerin ayakları ilk 6 ay yere bastırılmıyor. 6. aya bastığında dünyada kalmayı, dünyalı olmayı seçiyor ruh ve bu dünyaya ilk ayak basma çok büyük bir ritüel ile kutlanıyor. Bir çocuk 6. aya gelmeden önce ölürse kastı fark etmeksizin yakılıyor. Tanrı olarak öldüğüne inanılıyor. Kürtaj yasak. Çocuk doğurmamak dünyada ki en acayip şey gibi.  Kadınlarım menstruasyon dönemlerinde tapınağa girmeleri yasak. 

Herkesin evinin yanında, su kanalı yanıbaşında açık duş gibi bir şey var. Burada kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk hep beraber yıkanıyorlar, çıplaklık çok normal bir şey. O yüzden sanırım, sıcak yüzünden çok açık gezen turistleri görünce yerel halk diğer yerlerdeki gibi aç bakışlarla bakmıyor kimseye.


Bali Dans;
Bali Adası'nın geleneksel dansı. Hinduizm'da dans, dünyanın aralıksız çözülmesi ve reformuna eşlik eder. Yaratma ve üreme dengesi Shiva'nın eşi Durga (bazen Uma, Parvati veya Kali olarak da anılır) olarak personelize edilir. Bali Hinduizminde Rangda'nin genel şahsiyeti çok yönlerde Durga'ninkine benzediği için Bali'de bunun önemi vardır. Bali'de Mahabharata ve Ramayana gibi epik performanslar dahil olmak üzere çeşitli dans kategorileri (Barong, Legong, Kecak gibi) vardır.

Bali'li dansçılar 4 yaşında annelerinden dans tekniklerini öğrenirler. Bali dansındaki hareketler Java, Bali ve Malaya'ya özgü Gamelan adlı müzik topluluğu tarafından üretilen ritimler ile yakindan ilgilidir.

Bali dansı yüz, göz, el, kol, kalça ve ayak ifadelerinin çoklu düzeyleri, vurmalı ses tabakalarını yansıtan bir şekilde koordine edilir.

Kodlanmış el pozisyonlar, jestler ve mudraların sayısı, Java ve Bali'dekilerine göre Hindistan'dakinde daha fazladır. Bu da Hindistan'dan Java'ya iletilmiş bir dans olduğunu unutturan spekülasyonlara yol açtı. Yine de el pozisyonları ve hareketleri Java ve Bali danslarında da Hindistan'daki kadar önemlidir. Hindistan'da olsun, Endonezya'da olsun ya da Kamboçya'da olsun, ellerin tipik süs rolü vardır ve dansın hassasiyetini vurgulamaktadır.

Balinese Legong Dansı - Ubud, Bali
Kecak Dansı / Uluwatu, Bali



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder