18 Tem 2016

Lizbon (Lisboa) - Portekiz

Lizbon, Portekiz’in başkenti ve en büyük şehridir. Tejo Nehri’nin oluşturduğu haliç üzerine kurulu olan Lizbon, Atlantik Okyanusu kıyısındadır. Lizbon, İstanbul gibi 7 tepeden oluşmaktadır.
Yazın hava koşullarına gelince okyanus yakınında olduğu için giderken mutlaka incede olsa bir ceket alın. Saat farkı 2 saattir  (2 saat geri).
1755 yılında Dünya'nın en yıkıcı depremlerden birinin yaşandığı Lizbon'da 60.000 ile 100.000 kişi arasında tahmini ölüm yaşanmıştır. Depremi Tsunami ve kentin pek çok yerinde başlayan yangınlar takip etmiş ve o dönemde Avrupa'nın en büyük dördüncü şehri olan Lizbon'un neredeyse tüm yerleşim alanları kullanılmaz hale gelmiştir. Daha sonra Lizbon'u yeni baştan inşa etmişlerdir. O yüzden Portekiz'in en yeni inşalarını burada görebilirsiniz.


Lizbon'da tramvay veya metro hatları çok yaygın. Ama araba kiralarsanız da her bölgeye rahatça ulaşabiliyorsunuz. Her alanda rahatça bulabileceğiniz otoparklar bulunmakta. Saati 0,45 sent- 1 Euro arası değişmekte. 
En önemli bölgeleri; Baixa - Chiado, Barrio Alto, Alfama, Belem, Cascais ve Sintra. 

Otel için en uygun yerlerden biri Baixa Bölgesi. Hem sahile yakın hemde her yere yürüme mesafesi. Biz TURIM Terreiro do Paço Hotel'de kaldık. Odaları biraz küçük ama temiz bir otel. Tavsiye edebilirim.

TRAMWAY: 
Tram 28 ile yolculuk, Lizbon’da sıradan bir tramvay seyahati değildir. Alfama’dan başlar, meydanları geçip, günlük yaşamın tüm canlılığıyla aktığı sokaklarda ilerler ve en sonunda şehrin en yüksek noktası olan St. George Katedrali’ne varır. Dönüş yolculuğunuzu da yürüyerek yaparsanız, şehri keşfetmek için harika bir fırsat yakaladınız demektir! Birçok rehber 28 numaralı tarihi tramvaya binerek şehir turu yapılabileceğini ifade ediyorsa da bu tramvay oldukça kalabalık ve yavaştır. Vaktiniz az ise yine de klasik bir çözüme gidebilirsiniz yani üzeri açık turist otobüsleri tercih edilebilir.
Lizbon'da Görülmesi Gereken Yerler:
BELEM BÖLGESİ:
- Belem Kulesi (Torre de Belem)
Belem Kulesi, İstanbul’da bulunan Kız Kulesi benzerinde bir yapıdır. Denizin içinde olan bu yapı, eskiden sefere çıkan denizcileri gözlemleyebilmek için inşa edilmiştir. Belem Kulesi’ni ziyarete gittiğinizde, bu semtte bulunan müzeleri, parkları görmeyi de ihmal etmeyin. 
Mükemmel bir manzara eşliğinde 30 dakikalık tramvay yolculuğu ile ulaşabilirsiniz.
1500’lü yıllarda inşa edilen Belem Kulesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almasının yanında, coğrafi keşifler çağının bir sembolü olmasıyla da dünyada oldukça önemli bir yere sahip.

- Belem Coach Museum (Museu dos Coches)
Bu müze sizi, masal diyarlarına götürebilecek kadar fantastik bir yer, kraliyet zamanlarında kullanılan faytonların sergilendiği bir müze. Bu müze tam anlamıyla, zenginlik ve ihtişamın o zamanlarda nasıl yaşandığının birer göstergesidir.




- Jeronimos Manastırı
JeronimosManastırı, 1983 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne girmiş ve bölgenin en görkemli yapıları arasında yerini almıştır. Manastır yapıldığı sıralarda her yıl 70 kg altın harcanmıştır ve yapımı baharat ticaretiyle finanse edilmiştir. 1501 yılında yapımına başlanmış ve tam 70 yıl sonra bitirilmiştir.



- Elevador de Santa Justa
Baixa'da Gustav Eiffel'in çırağı tarafından yapılmış Santa Justa Asansörü bulunuyor. Aslında Baixa ve Bairro Alta arasındaki ulaşımı sağlamak için dizayn edilmiş olan bu asansör bugün turistik amaçlarla kullanılıyor, çünkü asansörün en üst noktasından panoramik bir manzara var. İzmir'in Tarihi Asansörünü bilen var ise ona çok benzediğini belirtebilirim.




- Sao Jorge Kalesi

Arkeolojik araştırmalar kalenin M.Ö. 6 yüzyılda İberler ve Keltler tarafından kullanıldığını gösteriyor. Manzara ise nefes kesici. 1146 yılına kadar Arap krallarına ev sahipliği yapan kale, bu tarihte şehri ele geçiren Portekizliler tarafından Kapadokya doğumlu St. George’a adanmış ve uzun yıllar kraliyet saraylığı yapmış. Dünyanın en pahalı kilisesi olan bu kilisenin inşaatında sadece sömürge ülkelerinden getirilen altınlar kullanılmış.

- Köprüler
Lizbon Tagus Nehri tarafından ikiye ayrılır. Bu nehrin üzerinde iki tane köprü vardır:
Bu köprülerin en meşhur olanı ise, 25 Abril Köprüsü’dür. Lizbon’un köprüleri, bir yakayı öbürüne bağlayan bir köprü olmanın dışına çıkıp, Lizbon güzel manzarasına oldukça güzellikler katan bir sembol halini almıştır. 

Diğeri ise Ayrıca Lizbon'da 17,5 km uzunluğunda ki Avrupa'nın en uzun köprüsü olan "Ponte Vasco da Gama" bulunmaktadır. Tejo Nehri'nin üzerindeki diğer büyük köprü olan 25 Abril Köprüsünün yükünü hafifletmek için planlanmıştır. 
-İsa Heykeli:
Lizbon’da oldukça dikkat çekici yapılardan bir tanesi ise Brezilya’nın Portekiz’e hediye ettiği İsa Heykeli’dir. Bu heykel yüksek bir binanın tepesinde bulunuyor. Lizbon’da oldukça meşhur olan asansörlerle bu yüksek binanın en tepesine çıkıyorsunuz. İsa heykelinin kollarının arasından bütün Lizbon’u seyre dalıyorsunuz.

- Alfama Bölgesi
1755'teki büyük depremi hasarsız atlatan tek bölge olan Alfama, Moor denilen Kuzey Afrikalı Müslümanların yaşadığı yermiş. Adını da sıcak su kaynakları demek olan “'Alhama”' kelimesinden almış. Parke taşı döşeli bu dar sokaklarda gezerken insan kendini o döneme ait hissediyor. Gece hayatından bahsederken bir gecenizi mutlaka Fado dinlemeye ayırmanız şart. Alfama bölgesi akşamları da gerek restoranları gerekse FADO Ev'leriyle oldukça hareketli.
*Önerebileceğim birkaç yer; A Tasco de Chic, Club de Fado ve Sr Fado.

- Bairro Alto Bölgesi
Rua do Norte, Rua da Atalaia ve Rua do Diario de Noticia üç ana caddesi.
Ayrıca buradayken Sao Robu Kilisesi'ni görmenizi tavsiye ederim.
Hazır bu bölgedeyken bence uğramanız gereken kafelerden biri Park. Bu kafe açık bir otoparkın en üstünde yer alıyor ve ancak otopark içinden ulaşımı var. kolay bulunamaması bu kafenin daha az turistik olmasının başlıca kaynağı. Kokteylleri ve şarapları kesinlikle tavsiye ederim.
Diğer gidilmesi gereken kafelerden biri ise Noobai Café.
Bairro Alto'da gece hayatı capcanlı. Birbirini kesen 24 küçük sokak düşünün ve hepsinde yan yana dizilmiş barlar. Burada önerim “bar hopping” yapmanız ve bir bara veya sokağa bağlı kalmamanızdır.
Kalenin yakınlarına konumlanmış hem manzarası hem yemekleri açısından tavsiye edebileceğim bir diğer restoran ise Chapito.

- Baixa Bölgesi
Bankaların ve mağazaların konumlandığı bir bölge.
En ünlü meydanı ise Comercio Meydanı. Tamamen beyaz mermerden yapılmış bu meydan Lizbon'un ana meydanı olarak kabul ediliyor ve hemen önünde küçük bir plaj ve deniz uzanıyor. Baixa'da ayrıca Santa Justa Asansörü bulunuyor.

Müzeler
National Museum of Ancient Art:
Müzenin koleksiyonu 1833 yılında oluşmaya başlamış. Manastırların mal varlıklarına el konmasının ardından, bu kurumların elindeki sanat eserleri de Lizbon müzeler rehberindeki yerini almış. Şimdilerde resim, heykel, metal işlemeciliği, tekstil, mobilya ve çizim alanlarında pek çok esere ev sahipliği yapıyor.

Museum Calouste Gulbenkian:
Calouste Gulbenkian, hayır işleriyle tanınan Ermeni bir işadamı. Bu Lizbon müzesi, vasiyeti üzerine kurulmuş. Koleksiyonundaki eserler, 11-20. yüzyıllara yayılmış ve Uzakdoğu’dan Avrupa’ya geniş bir coğrafyayı kapsıyor.

National Azulejo Museum:
Azulejo’ya adanmış bu müzeyi Lizbon şehir rehberinize eklemek ilginç olabilir. Azulejo, Portekiz ve İspanya’ya özgü bir seramik işleme sanatı. Büyüleyici güzellikte eserlere sahip, buraya kadar gelmişken görülmesi şart.

Chiado Museum:
Müze arşivine yeni katılan eserle birlikte 1994’te tekrar açıldı. Yaklaşık olarak 1850-1950 yılları arasında yaşamış Portekizli sanatçıların eserlerinin sergilendiği mekân, Lizbon müzeleri arasında tercih edilen adreslerden. Geçici sergilerde de yine modern sanat eserlerine yer veriliyor.

Butik Müzeler:
Tasarım ve moda müzesi MUDE, Portekiz müziği olarak bilinen fado’ya adanmış Fado Museum; dünyanın pek çok noktasından bir araya getirilmiş 1000 parçalık bir kukla koleksiyonuna sahip Puppet Museum ve enerji üretimiyle modernizmin tarihine ışık tutan Electricity Museum, Lizbon’da mutlaka ziyaret edilmesi gereken en ilginç yerlerden.

PLAJLAR
  • Lizbon'a gitmişken şehre en fazla yarım saat uzaklıktaki plajları unutmamak gerek. Her zevke göre plaj mevcut desem yanlış olmaz, sörf için ayrı, daha bohem için ayrı, lüks sevenler için ayrı. Kıyı boyunca uzanan farklı plajlardan özellikle gençler arasında popüler olanı Carcavelos ve Tamariz
  • Eğer uçsuz bucaksız olarak tanımlanabilecek uzun plajlar isterseniz şehrin güneyinde yer alan Costa da Caparica veya Troia plajları cevap olabilir.
YEMEK 
Tadına Bakmadan Dönmeyin:
Zengin aromalı yemekleri ile bilinen Portekiz mutfağı oldukça zengin. Morina balığı, mezgit ve sardalye, Lizbon ciğeri, yahni, rosto ve Portekiz'e özgür bir sosis olan linguica, ekmek ve sarımsakla hazırlanan çorba "Açorda", tel kadayıfı, pirinçli puding "Arroz doce", Lizbon'un geleneksel muhallebili tartı "Pastéis de nata".

Portekiz mutfağından özel bir şeyler yemek isterseniz size ilk önerebileceğimiz yemek; Lizbon usulü ciğer olacaktır. Aslında bu yemeğin bizim bildiğimiz ciğer sote yemeğinden pek bir farkı yok. Lizbon'da bu yemeğin içine, defne yaprağı sarımsak gibi baharatlar katılarak yapılıyor, Lizbon usulü ciğerin en büyük özelliği ise, içine katılan porto şarabıdır. 

Önereceğim Restoranlar:
- Cervejaria Ramiro
Lizbon’un en ünlü böcekçisi. Boy boy karidesler, ıstakozlar, ve daha kabuklu birçok şeyin yanında pastırmaları da meşhur. Eğer Ramiro’da deniz ürünü gecesi yapacaksanız önceden belirtelim yine çılgın bir sırada beklemek zorundasınız. İçeride yiyip kalkmanız için baskı da olacak. Hatta tanımadığınız insanlarla aynı masayı paylaşacaksınız. Ona rağmen tereyağlı çıtır ekmekleri ve müthiş lezzetli böcekleriyle favori restoranınız olacak.
 

Café De São Bentohttp://www.cafesaobento.com
Lizbon’nun en iyi steak restoranı. Girişi itibari ile pek restorana benzemiyor. Adres bilgisini iyice alıp, bir akşam mutlaka burada yemek yiyin dedim…Güzel bir şarap ve et ile şahane bir ziyafet yaşayacağınızı garanti ediyorum. 3 katlı olan restoran ilk girdiğinizde pek beğenmesenizde tadı inanılmaz güzel.
 Museu Da Cervejahttp://www.museudacerveja.pt/
şarap müzesi yapsalar daha mantıklı olurmuş…Ne birası Lizbon’da, ne müzesi Lizbon’da…Bira müzesi diye geçen bu yere gidin ama müzeye girmeyin…Bara oturun ve bira için…Angola, Mozambik, Brezilya gibi ülkelerin biralarını tadabileceğiniz bir yer. Pastel de Bacalhau (İçi peynirli, dışı balıklı otlu bir hamur karışımdan yapılan sıcak bir lezzet) yiyin. Bira sevenlere tavsiye…
- Restaurente Eleven
On bir arkadaşın bir araya gelip şehrin kalbinde birinci sınıf bir restoran açma isteğinin sonucunda Lizbon, Restaurente Eleven adlı bir mekana sahip oluyor. Lizbon’daki bir numaralı restoran diyebileceğimiz Eleven, mutfağında sadece yerel ve taze malzemeler kullanıyor. Michelin Yıldızına sahip şef Joachim Koerper’in felsefesinden ayrılmayan restoran, mevsimsel değişikliklerle menülerini güncelliyor. Akdeniz mutfağının Lizbon’da en sofistike yemeklerinin hazırlandığı Eleven’da, iç mekan tasarımına da aynı titizlik gösterilmiş. Mekanın duvarları başkentin ünlü modern sanatçılarından Joana VAsconcelo ve Jorge Cruz’un eserleri ile bezenmiş. Restoranı aydınlatmak için kullanılan mumlar, ortamı hoş bir akşam yemeği için yeterince yumuşatmıştır.

- Casa Cabaças
Taş üzerinde steak yiyebileceğiniz salaş bir restoran. Gece geç saatlere kadar sıra bekleyerek oturabildiğiniz lezzetli ve ucuz bir restorandır.
- 100 Meneiras
Şehrin popüler ve köklü restoranlarından biri. İster üst kattaki bistroda daha rahat bir atmosferi tercih edin ister alt kattaki restoranı; yiyeceklerinden hayal kırıklığına uğramayacağınıza eminim.

- Lizbon’da her köşe başında rastlayabileceğiniz pastaneler günün her saatinde iş yapıyor. Bu pastanelerin en ünlü tatlısı da Pasteis. Bunun tadına bakmak için daha önce de söz ettiğimiz Pasteis de Belem’e gitmenizi öneririz. “Pasteis de nata” yiyin.
- Rezervasyonsuz asla! Guilty, şehrin gözde yeni mekanlarından. Yer bulmak zor, önceden rezervasyon yapmalısınız. Yemek sonrası bara dönüşen mekan herkesin uğrak noktası. Guilty’nin hemen arasında yer alan Le Petit Palais ise şehrin en görkemli tasarımına sahip restoranlardan. En azından bir içki için uğrayın.
- Portekiz’de morina balığı (bacalhau) ve Nata tatlısı kadar ünlü bir de içkiler var. Porto şarabı dönerken yanınıza bir şişe almanız gerekenlerden biri. Aşırı tatlı ve çok yüksek alkollü bu içki size şaraptan çok kokteyl tadı verecek ama denemeye değer. Ayrıca restoranlarda yemeğin yanına Porto şarabı isterseniz terslenme ihtimaliniz var. Portekizliler Porto şarabını yemek yanında tercih etmiyorlar. Tadından da anlaşılabileceği üzere yemeğe eşlik edebilecek bir tat değil zaten.
İkinci bir içki ise Ginjinha dedikleri vişne likörü.  Lizbon’un 150 yıllık likörcüsü olan Ginjinha sem Rival (Rakipsiz Ginjinha)’e uğramadan dönmeyin. Hem tadım yapabilir, hem de satın alabilirsiniz.
- Sabah Kahvaltı veya Öğle yemeği Baixa-Chiado bölgesinde şehrin klasiklerinden biri olan A Brasileira tercih edilebilir. Ünlü şair Fernando Pessoa'nında yazmak, edebiyatçı arkadaşlarıyla buluşmak ve absinth içmek için en çok uğradığı mekanlardan biriymiş. O yüzden Şairin bakır bir heykeli bulunmaktadır. Kahvaltı olarak fransız tostunu tatmalısınız.
 

- Pharmacia’da şifalı bir mola Lizbon’da en sevdiğim mekanlardan biri Pharmacia. Eczane Derneği binasındaki mekanın manzarası nefis.
- Darwin Café:
Darwin’s’in duvarlarını kuşlar, kelebekler, Darwin fotoğrafları ve deyişleri süslüyor. Darwin’den neon ışıklı alıntılar, kavanozlarda saklanan kitaplar da dekorun diğer dikkat çeken parçaları. Kahverengi ahşap masaların etrafına kahverengi deriden bir koltuk halkası sarılmış. Modern ve yaratıcı bir atmosferi var. Teras kısmı dekor açısından daha sade, burada beyaz masalar ve beyaz bahçe sandalyeleri tercih edilmiş. Teras menüsü de öğle ve akşam menülerinden ayrılmış durumda. Teras menüsü Lizbon’da keşfedilmesi gereken atıştırmalık seçenekler sunuyor. Öğle ve akşam menüleri ise Portekiz ve İtalyan mutfakları ağırlıklı.

- Pasteis de Belém: 
Heironymite Manastırı’nda yaşayan din görevlilerinin, manastıra ek gelir sağlamak için, ellerindeki geleneksel tarifi yapıp satmaya başlamışlar. Kısa süre sonra bu tatlı Pasteis de Belém olarak ünlenmiş. Kekler, marmelatlar, reçeller taptaze bekleyedursunlar, siz ‘pastel de nata’ denemeden Lizbon gezisini bitirdim demeyin.

-Honorato Hamburgueres Artesabais
-A Cultura do Hamburger
Bu 2 hamburgercisi Lizbon'un en iyi hamburgercileri arasındadır.

GECE HAYATI

LuxFragil: Lizbon’un en iyi gece kulüplerinden biri LuxFragil. Labirent gibi birbirine bağlanan bölümleri var. Ana sahneden uzaklaşıp, şöyle bir tur atacak olursanız her köşede farklı bir dekor ve ışıkla karşılaşmaya hazır olun. John Malkovich’in kulübün ortaklarından olduğu düşünülünce Lizbon’da mutlaka görülmesi gereken yerler listesine biri daha ekleniyor. Bugüne kadar Erol Alkan, Hercules and Love Affair, Roisin Murphy gibi isimlerin sahne aldığı kulüp, Cameron Diaz, Dita von Teese gibi pek çok ünlü ismi ağırlamış.

Urban Beach:
İsmine “beach” kelimesini yapıştırıveren gece kulüpleri genelde denize ve kumsala belli bir mesafeden baktığınız mekânlardır. Urban Beach adını belki de en çok hak eden Lizbon gece kulübü. Zira hem “urban” hem de kumsal üzerinde locaları bulunuyor. İsterseniz verandasında isterseniz kumsalda dans edebiliyorsunuz. Saatler gece 12’yi vurduktan ve tüm külkedileri eve dağıldıktan sonra Lizbon’da eğlence başlıyor. En popüler gecesi Perşembe.

Cinco Lounge:
Birşeyler içmek için çok keyifli bir yer.

Silk Club:
Japon Mutfağı ile gün batımı izlemek ve sonrada gece kulübüne dönmesi ile cidden tavsiye ederim. Kesinlikle rezervasyonsuz gitmeyin. Ayrıca kıyafet önemli şortla almıyorlar.

Sky Bar:
Tivoli Oteli'nin terasında yer alır. Çok nezih bir yer. Servis biraz yavaş ama yinede içki içip manzarayı izlemek isterseniz tavsiye ederim.

Red Frog Speakeasy Bar:
Kesinlikle tavsiye ederim. Burası bir kokteyl bar ve çok güzel ve farklı kokteyller ile küçük bir ortamda içki içebilirsiniz. Dışarıda levhası bile yok. Sadece kırmızı bir kurbağa var ve zile basıyorsunuz size kapıyı açıyorlar. Değişik bir yer.

Pensao Amor Jazz Bar:
Eskiden Kerhane olan bir bina Jazz Bar'a döndürülmüş. Değişik bir atmosfer.

Hard Rock:
Her ülkede olduğu gibi yemekleri ve içkileriyle uğrak yerlerden biri.

ALIŞVERİŞ

Outlet Village
(Lizbona 30 km)
https://www.freeport.pt/en/brands
Belli markaların outlet'inin yer aldığı açık alışveriş merkezi. Armani, Dolge Gabbana, Hugo Boss, Burberry, Trusardi, Gant, Adidas gibi markaları bulabilirsiniz.

Fashion Clinic FC:

Lizbon’da ne yapılır? Soruya alışveriş meraklılarının cevabını tahmin edip şehirde iki şubesi bulunan Fashion Clinic’i önerdik. Erkek, kadın ve ayakkabı koleksiyonları hem turistleri hem de şehrin yerlilerini mıknatıs gibi çekiyor. Eh nasıl çekmesin, Prada’dan Tory Burch’e, Nina Ricci’den Stella McCartney’ye 33 moda devi burada bir arada.

Espaço B:Comme des Garçons ve Fred Perry gibi markaların erkek koleksiyonuyla yola çıkan Espaço B, süreç içerisinde biraz değişim geçirmiş. Yeni markalar, kadın koleksiyonları, tasarım ve sanat kitapları, CD’ler ve parfümler de raflara katılarak burayı çok daha büyük Lizbon’da görülmesi gereken bir konsept mağaza haline getirmişler.

Fatima Lopez:
Fatima Lopez, Lizbon’da alışveriş denince akan suların durduğu bir isim. Kendisi Portekiz’in en tanınmış moda tasarımcısı. Hem erkek hem kadın koleksiyonu bulunuyor. Ayrıca takı, kristal kadeh ve halı tasarımları da var. Saniyelik bir bakış, ne kadar yetenekli ve zevkli olduğunu anlamak için de âşık olmak için de yeterli.

Luvaria Ulisses:
1925 yılında kurulan bu tatlı dükkan, kuşaklardır Lizbon’un zarif ve şık hanımlarının ellerine eldiven geçiren adres. Emsalleri bir bir kapanıp giderken, Lavaria Ulisses, Lizbon’da keşfedilecekler arasında hiç eskimeyen bir moda.

Time Out Market:
Üstü kapalı bir pazar yeri olan bu mekanda, self-servis yararlanabileceğiniz yemek ve içecek yerleri var; değişik damak tatlarına uygun alternatif çok; özellikle lisan sorununuz varsa, yemeğinizi görerek seçmek ve orta alanda kurulu masalarda yemek cazip gelebilir.

Primark:
En sevdiğim mağaza. Her ürünü ucuz bulabileceğiniz büyük bir mağazadır. Erkek, Kadın, Çocuk ve Ev ürünleri satar. Portekiz'in çok yerinde var.

Diğer Alışveriş Merkezleri için Tripadvisor'dan bakabilirsiniz.

Lizbon’da Yapmadan Dönmeyin
  • Rossio Meydanının etrafındaki kafelerde kahve keyfi yapın.
  • Baxia’da gün batımından iki saat önce Praça do Comercio ve sahili takip edip nehri ve feribotları seyredin.
  • Elevador de Santa Justa’ya çıkın. 1902’de Eiffel’in öğrencilerinden biri tarafından yapılan bu asansörün 32 metre tepesine çıkarak özellikle gün batımında Convento Do Carmo’nun siluetinden Rossio Meydanını ve Baxia’yi izleyin.
  • Alfama sokaklarında kaybolun. Mağrabi dönemlerinde asilzadelerle şehrin en görkemli bölümü olup, şimdi ise yerel balıkçıların yaşadığı Alfama sokaklarını keşfedin. Sokakta asılı çamaşırlarıyla, eski ve dar sokaklardan Se Katedraline varın.
  • Sahile yönelip, Fado müzesini ziyaret edin ve “Noktalar Evi” anlamına gelen Casa Dos Bicos’da bir sergiyi izleyin.
  • Miradouro da Graça’dan Lizbon ve kalenin manzarasını seyredin. Largo da Graça’da yan yana dizilmiş, rengarenk çinili binaların arasından çini satan antikacı dükkanlarına girin.
  • Klasik finiküler olan Elevador de Bica ile Bica mahallesine çıkın. Dik bir yokuş ile Bairro Alto’ya çıkan bu yolda, Bica mahallesinin karakteristik evlerini, dükkanlarını, restoranlarını keşfedin.
  • Şehrin en eski kafe ve dükkanlarının olduğu Rua Garrett ve Rua Carmoda’da alışveriş yapın, yapmasanız da mağazaları gezin.
  • Café A Brasileira’da, ünlü şair Fernando Pessoa’nin bronz heykeli yanında oturup bir kahve için, sokak müzisyenlerini dinleyin.
  • Mutlaka kestane yiyin. Hafif tuzlu ve tamburda pişen bu kestanelerin tadını unutamayacaksınız.
  • Cais do Sodre’den Cacilhas’a giden feribota binin ve karşıya geçin. Oradan 101 numaralı otobüs ile Cristo Rei’ya çıkın. Bunu gün batımı saatlerine denk getirin ve 80 metre yukarıdan Ponte 25 de Abril (25 nisan köprüsü)’in muhteşem ışıklarıyla Lizbon’u seyredin.
  • Dar, parke taşlı ve grafitili sokaklarda, hava karardıktan sonra Lizbon’un gece hayatını ve fado’yu keşfedin. Ruo do Norte, Rua Diario de Noticias, Rua da Atalia ve Rua da Rosa en hareketli caddeleri.
  • Vasco da Gama’nın 1497’de Hindistan’a gitmek üzere yola çıktığı ve bir yıl sonra geri döndüğü yer olan Belem’e gidin, Mosteiro Dos Jeronimos’u ziyaret edin. UNESCO Dünya Mirasları Listesinde yer alan manastırın inşaatı, 1502’de Dom Manuel’in, Vasco da Gama’nın Hindistan’dan sağ salim dönmesi için Bakire Meryem’e yaptığı adak ile başlamıştır
  • Lizbon’un simgesi olan meşhur Belem tartını yiyin.
  • Tuk Tuk ile şehir turu yapın.
Lizbon’da Genel Olarak; 
  • Deniz ürünleri çok ucuz ve çok güzel.
  • Tüm yemekler genelde çok lezzetli ancak biraz tuzlu.
  • Kestane yemeden dönmeyin.
  • Belem Tartı mutlaka yiyin
  • Pastel de Bacalhau mutlaka yiyin
  • Eski tramvaya mutlaka binip, bir şehir turu atın.
  • Asansöre çıkıp, Lizbon’u tepeden izleyin.
  • Çanta ve cüzdanlarınıza çok dikkat edin.
  • Lizbon’u özetle tanımlamak istersek: Çini kaplı binalar, asansörler ve teraslar, grafiti ve parke taşlı yollar, deniz mahsülleri, şarap, sarı tramvay, güneş, deniz ve Fado
    Bilmeniz Gerekenler:
  • Taksilerin fiyatları çok uygun. Nereye giderseniz gidin 10€’dan daha fazla ödeme ihtimaliniz çok düşük. Havaalanından şehre gitmek bile 15 dakika sürüyor ve yaklaşık 8-10€’ya mal oluyor. 
  • Araba kiralamanızı tavsiye ederim böylece çoğu Portekiz bölgelerine gidebilirsiniz. 
  • Otopark bulmanız çok kolay. 
  • Akşamları hava serin oluyor mutlaka üzerinize uzun bir şeyler alın. 
  • Sürekli önünüzü kesip uyuşturucu satmaya çalışanlar olabilir. Dikkatli olun.
Nesli'nin Objektifinden Lizbon... Fotoğraflar için Tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder