26 Mar 2010

Paskalya Bayramı



Paskalya Bayramı ingilizce easter almanca ostern diye yazılan, adını baharı ve bereketi simgeleyen eski Pagan tanrıçası ostara'dan alan bir bayramdır. Bu bayramın kutlanışı cok eskiye dayanır. Tavşan ve yumurta bereketin sembolüdür.
Paskalya Bayramında yumurtalar kaynatılır, boyanır sepetlere konulur arasına da doğurganlığın sembolü olan çikolatadan tavşanlar, hediyeler verilir. Hatta bu sepetler bahçede saklanılır ve çocukların Paskalya sepetlerinin ve çikolatalarını aramalarıyla yumurtaları tokuşturup bahse girmekle eglenceli hale getirilir.

Neden Yumurta boyanır?

Yumurta, her zaman için, yeniden doğuşun simgesi olmuştur. Eski zamanlarda, mısırlılar ve persler, misafirlerine yeni ve uzun bir yaşam dileği olarak, lila, pembe, mavi gibi canlı ilkbahar renkleriyle boyanmış yumurtalar hediye ederlermiş.Zaman icerisinde baharin gelisini kutlayan bu eski Pagan bayramini Hristiyan alemi Hz.İsanın dirilerek mezarından göğe yükseldiği inancına dayandırarak kutlamaya başlamıştır.

Başka bir deyişle;

Yumurta doğanın en kusursuz ambalajıdır. Dünyadaki pek çok kültürde yumurta yaratılışın ana kaynağını temsil eder. Yumurtanın sarısı onlara doğadaki en güçlü eleman olan güneşi hatırlatıyordu. Bir efsaneye göre kuşlar güneş tanrısının en sevdiği yaratıklardı çünkü cennette en yükseklerde onlar uçuyordu. Buna ek olarak yumurtanın, her sabah güneşi davet eden horozları da ürettiğine inanırlardı.

Önceki insanlar bahar festivallerinde güneşi karşılamak ve tarlaların verimi, nehirlerin, sürülerin ve sonuçta insanın ısınması ve güçlenmesi için güneşin doğuşuna yardım etmek amacıyla yumurta süslerlerdi. Eski insanlar henüz hiçbir şey yaratılmamışken sadece büyük kozmik bir yumurtanın var olduğuna inanırlardı. Bu yumurtayı pek çok verimlilik, güç ve yaşam sembolüyle süsleyerek tekrar yarattıklarında dünyanın canlı, güçlü ve iyilikle dolu olmasına yardım edeceklerini düşünürlerdi. Eski insanlar yaratılış gecesi bu yumurtanın patlayarak yaşayan her şeyin ortaya çıktığına inanırlardı. Bundan dolayı yumurta insanlığın en büyük gizeminin simgesi haline geldi.Çok eski zamanlardan beri yumurta boyanarak elden ele geçmiş ve saygı görmüştür.

Başka bir inanışa göre,

İsa çarmıha gerildiğinde yaralarından kanı damla damla akar, yere düşen bir damla kırmızı Paskalya yumurtasını oluşturur. Annesi Meryem dua ederek ve ağlayarak yanında durmaktadır. Meryemin gözyaşları bu kırmızı yumurtaya damlayarak ince desenler oluşturur. Bunu diğer yumurtalar izler. Meryem bütün yumurtaları bir mendile toplayarak, oğlunun cenazesi için izin almak üzere Pontius Pilate’e doğru yola çıkar. Yol boyunca rastladığı her çocuğa barış içinde bir yaşamın sürmelerini öğütleyerek bir yumurta verir. Pilate sarayına vardığında Meryem bayılır ve mendilindeki yumurtalar yuvarlanarak dünyanın her yerine dağılır. O günden beri dünyanın her yerinde insanlar Paskalya zamanı yumurtaları süsleyerek sevgi ve barış simgesi olarak birbirlerine verirler.

Eski bir efsaneye göre;
Uzaklarda bir mağarada şeytanın cisimleşmiş hali olan bir canavar yaşardı. 12 ağır zincirle bir kayaya zincirliydi. Her yıl yardımcısını dünyanın her yerine gönderir ve döndüğünde ona sorular sorardı.

- İnsanlar barış içinde yaşıyorlar mı?

- Çocuklar büyüklerine saygı gösteriyor mu?

Eğer insanlar kavga ediyor ve büyüklerine saygı göstermiyorsa; şeytan neşelenirdi, çünkü bunlar onun istediği tipte insanlardı ve

- Hala Paskalya yumurtaları yapıyorlar mı? diye sorardı.

Yanıt, "Evet!" ise çok öfkelenir, zincirleri daha da sıkılaşırken şeytani gücü azalırdı. İnanılır ki; insanlar barış içinde yaşayıp, büyüklerine saygı gösterip, Paskalya yumurtası yapmayı sürdürdükçe şeytan kayaya zincirli olarak kalacaktır. İnsanlar yumurta boyamayı bırakırlarsa o serbest kalacak ve dünyayı şeytanın kuralları yönetecektir.

Yumurta Süsleme

Yumurta süsleme sanatı kutsal ve törensel bir görevdir. Pysankanın gücüne olan inançlar çok güçlüdür ve işe başlamadan önce özel dualar edilir. Bu dualar, yumurtanın verileceği kişiye mutluluk, neşe ve iyi şans getireceğinin, onu kötülüklerden koruyacağının garantisiydi. Pysankaya hristiyanlıktaki haçın benzeri bir anlam yüklenmişti.

Genellikle taze tavuk yumurtası kullanılmakla beraber, turna, kaz veya ördek yumurtaları da 19.yy dan önce kullanılıyordu. Çizim esnasında canlı alev kullanmak esastı, bunun yumurtaya hayat kaynağı güneşin tılsımını katacağına inanılıyordu. Çizimdeki bir başka sihirli bileşen ise temiz balmumuydu. Bu da yine güneşe tapınmayla ilgiliydi. Balmumu baldan yapılır, bal çiçeklerden toplanır, çiçekler ise güneşle büyür. Eski inanışa göre bazı ruhlar çiçek olarak doğarken, bazıları da öldükten sonra çiçeğe dönüşür.

Evin hanımı pysanky yapmak için akşamın sessiz ve geç saatlerini tercih eder. Uygun ruh halini yakalamak için, tartışma, kavga ve günahlardan uzak bir “kutsal” gün geçirir. Her sanatçı yaptıklarını paskalyaya kadar gizli tutar, bu nedenle yalnız veya sadece yakın aile bireylerinin yardımıyla çalışır. Mutlak sessizlik gereklidir ve genellikle yaşlılar ve çocuklar uyuduktan sonra yapılır.Bu sessiz saatlerde, her sanatçı, pysankanın sembolizmini oluşturan özel ton, atmosfer ve ruh katmaya çalışır. Pysankanın çizimi ve boyanması tamamlanınca fırınlanır. Bu sadece balmumunu eritmek için değil, aynı zamanda hayat kaynağı güneşin gücüyle doldurmak ve pysankayı saflaştırmak içindir.


Happy Easter!!

4 yorum:

  1. Eline sağlık çok güzel yazmışsın :)

    YanıtlaSil
  2. Çok saol eğimtim şenliği için lağzımdı <3 :)

    YanıtlaSil
  3. güzel bir bilgi.. güzel yorumlanmış...:)

    YanıtlaSil