13 Eki 2016

Aşure'nin Tarihçesi

Muharrem ayının 10. günü olarak bilinen aşure günü, diğer günlere göre bereketin ve merhametin bol olduğu bir gündür.

Peki Aşure Tatlısı Nasıl Çıktı?
                                                
Hz. Nuh Peygamber emre itaat ederek büyük bir gemi yapar ve kendisine iman eden ne kadar mümin varsa onları gemiye bindirir. Her cinsten birer çift hayvanı da yanlarına alır. Ve Allah sonunda büyük tufanı kopartır. Gökten yağan yağmurlar ve yerden fışkıran sular bütün yeryüzünü kaplar. Ten nur'un kaynaması ile gemi hareket eder.

Sadece gemiye binen müminler kurtulur. Gemi aylarca suda kalır. Bu zaman zarfında yanlarına aldıkları yiyecekler tükenmeye başlar. Geriye kalan yiyecekleri bir kazanda toplayarak bir çorba pişirmeye başlarlar. O zamanda yapılmış çorbaya bugün Aşure diyoruz. Aşurenin hikayesi de bir rivayete göre bu kıssaya dayanmaktadır. Yüzyıllardan bu yana değişmeyen bir gelenek haline gelmiştir Aşure. Osmanlı zamanında bu aya çok önem verilir idi. Muharrem ayının 10. günü oruçla başlanırmış güne, kazanlarca aşureler yapılıp eşe dosta, konu komşuya dağıtılırmış. O zamanda aşure dağıtan gönüllü "aşure sebilcileri" varmış. Fakire, fukaraya aşure dağıtırlarmış.
Aşure gününde meydana geldiği rivayet edilen pek çok mucize söz konusudur. Bunlar Nuh Peygamberin gemisinin tufandan kurtulması, Yunus Peygamberin bir balığın karnından çıkması, İbrahim Peygamberin ateşte yanmaması, İdris Peygamberin diri olarak göğe yükseltilmesi (çıkarılması), Yakub Peygamberin oğlu Yusuf Peygambere kavuşması, Eyyüb Peygamberin hastalıklarının geçip iyileşmesi, Musa Peygamberin Kızıldeniz’den geçip İsrailoğulları’nı Firavun’dan kurtarması, İsa Peygamberin doğumu ve ölümden kurtarılıp göğe yükseltilmesidir.

Bu mucizeler kutsal kitap Kur’an’da yer almasa da İslam inanışında büyük bir ye tutmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder