22 Ağu 2017

At nalının uğuru nereden gelir?

Eski Yunanlar dördüncü yüzyıldan itibaren at nalını talih simgesi olarak görmüşlerdir. Demirle özdeşleşen savaş tanrısı Mars, büyücüler tanrısı Saturnus’un düşmanı olduğu için demir kötü güçlere karşı korunma aracıdır. Batı Avrupa geleneğinde ise at nalını evinin kapısına ilk asanın Aziz Dunstan olduğu kabul edilir.
Soylu bir aileden gelen ve İngiltere’de Hıristiyanlığın örgütlenmesi ve paganlığın getirilmesinde etkin olan Dunstan, zaman zaman krallara danışmanlık yapmış, bir dönem büyücülükle suçlanarak münzevi yaşama çekilmek zorunda kalmıştır. 959 yılında Canterbury psikoposu olan Dunstan münzevilik zamanında göreve çağrılıncaya değin çeşitli zanaatlar ve müzik öğrenmiştir ve geleneğe göre demircidir.

Bir gün kendi ayaklarına at nalı takılmasını isteyen biri gelir. Adamın çift tırnaklı ayaklarını gören Dunstan hemen onun şeytan olduğunu anlar ve at nalı takabilmesi için onu duvara bağlaması gerektiğini anlar ve at nalı takabilmesi için onu duvara bağlaması gerektiğini söyler.

Aziz duvara bağlı şeytana eziyet eder ve kapısında at nalı asılı evlere yanaşmayacağı sözünü almadan bırakmaz. Böylece önce kapı üstlerine asılan at nalı zaman içinde at nalı şeklinde kapı tokmaklarına dönüşür. Hıristiyan dünyasında 19 Mayıs Aziz Dunstan günü olarak kutlanır ve o günlerde at nalıyla oyunlar oynanır.


İkinci bir rivayet ise;
Demir keşfedildiğinde insanlar onun Tanrı'nın şeytana ve büyücülere karşı göndermiş olduğu bir güç olduğuna inandılar. Bunun yanı sıra eski çağlarda U şeklinin özel bir anlamı vardır ki o da, ayın hilal konumuna benzemesinden dolayı bolluğu, iyi talihi ve koruyucu gücü temsil etmesidir.

Tıpkı at nalının uğuru gibi 7 sayısının da uğurlu olduğuna dair inanış yaygındır. At nalının yedi tane demir ile çakılması da bundan ötürüdür. Tüm bunların yanı sıra bir de şundan söz etmek gerekir: Cadıların atlardan korktuğu için uçmak için süpürge sapını kullandıklarına inanılırdı. Bu sebeple at nalı tarihte büyücülere karşı da kullanılmıştır ve öldüğü zaman bir daha geri gelmemeleri için, büyücü olduğu düşünülen yaşlı kadınların tabutlarının üzerine çakılmıştır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder