Ana içeriğe atla

Hayatımızın Vazgeçilmezi İnternet ve Sosyalleşme

 Dünya'nın diğer ucundaki kişiden bile haber alabiliyoruz, iletişim halindeyiz, uzun zamandır görmediğimiz insanlarla sanal ortamda karsılasıyoruz. Oh ne güzel değil mi? Genel olarak ne kadar güzel bir durum. Bir de içine girelim bu durumun. Şöyle bir etrafımıza baktığımızda herkesin elinde Apple (ipad, iphone), blackberry, samsung.. vb gibi interneti hayatımızın orta göbeğine getiren ve her geçen gün daha da bağlanmamıza neden olan cihazlar var. Teknoloji ilerliyor diye böbürlenirken birde bakmışız ki muhabbet etmelerimiz azalmış, aile ve sevdiklerimizle vakit geçirmelerin tarzı değişmiş. Eskiden toplanmalarımız keyifli muhabbetlerle, oyunlarla geçerdi ama şimdi ise oyunlarımızı bile sanal hale getirip, muhabbette yüz yüze bakıp söylemek yerine artık twitter ımız var ordan tweet atmayı tercih ediyoruz. Bayramlarda bile "iyi bayramlar" yazdığımızda herkese ulaşmış oluyoruz. İyice kendi halimize içimize kapanıyoruz. hem çok sosyaliz hemde dışarıda nasıl insanlarla tanışılır sosyalleşilir bilmiyoruz. Trafikte bakıyorum yan arabalara, yemekte restoranlara, iş hayatına,.. herkes elınde telefon muhabbet bile etmiyorlar.. tabi arada "aaa şu kişi şuradaymış, aaa bak bu tweeti atmış" cümleleri dışında..

Sevgili dersen (arkadaş isteği yolla veya takip et) tek tık ile milyonlarca var:)  Çok fazla arkadaşın var wwooowww.. Peki canın sıkıldı ağlıcaksın o omuz nerde? sanal omuz var mı satılan acaba? yeni birini buldun tanıştın etkilendin hemen yaz adını soyadını Google'a, Facebook'a yada Twitter'a. Birde whatsapp eklendi bu duruma. Acaba online oldu ya da niye online kimle konuşuyor:) böylece paranoyaklaş, takıntılı hale gel.. Küçücük çocuklar bile direk teknoloji uzmanı olarak büyüyorlar. Benim daha bilmediğim şeyleri şipşak hemen hallediyorlar. Zaten bu ailelerinde hoşuna gidiyor. Çocuk ayak bağı olmasın aman sussun verin eline ipad i.

Anneanneme telefonu verdiğimde tek öğrendiği şey açma kapama tuşu. Bana bu yeter ben ne yapacağım elimde telefonla.. eskiden bunlar mı vardı? Biz buluşacağımız zaman herkes sözünde durur verilen saatte buluşulacak mekanda olur, geç kalmazdı. Televizyonumuz yoktu evde ailecek oturup oyunlar oynar muhabbet ederdik. Ailemize saygımız vardı çünkü bize bu öğretilirdi.Gerçek kitap okurduk sizin gibi sanal kitapta değil. Ailemle aynı masada birbimize bakarak yemek yerdik telefonlara değil.
Benim çocukluk dönemim tam geçiş dönemi oldu ben iki hayatı da yaşadım farkı birazda olsa görebiliyorum ama benim 4 çocuğum bunu görebilecek mi acaba:)

Peki bu internet nasıl ortaya çıktı?

A.B.D. Savunma Departmanı bünyesindeki ileri Araştırmalar Projeleri Ajansı (ARPA)'nın 1969 yılında kurduğu ARPAnet ağı, bugünkü internet'in ilk çekirdeği olmuştur.

İlk başlarda, ARPA'dan destek alan bilim adamlarınını birbirleriyle bilgi iletişiminde bulunmasını amaçlayan ARPAnet, elektronik haberleşmenin çok geniş bir kullanıcı talebiyle karşılaşmasının ardından değişik bilgisayarların birbirleriyle bağlanabilmesini sağlayan iletişim protokollerinin geliştirilmesine neden olmuştur.

ARPAnet'in sağladığı avantajları gören diğer ülke bilim adamları da kendi üniversitelerini bu ağa katılmaya zorlamışlardır. Elektronik bilgi iletişiminin önemini anlayan ticari kuruluşların da ağa katılımlarıyla, internet günümüzdeki büyüklüğüne ulaşmıştır. 

Ülkemizde internet ilk kez 1990 yıllarda kullanılmaya başlanmıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Amerikano Kağıt Oyunu (Küt)

52'lik deste ve 4 Joker ile oynanan kağıt oyunudur. Min 3, Max 5 kişi ile oynanır. Her oyuncuya 13 kağıt dağıtılır. Çiplerle oynanır. ( 1 -5 -10- 20- 50)

KOLAY KURAL
Bir üçlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü seri + bir üçlü küt
İki üçlü küt
İki üçlü seri
Bir dörtlü küt
Bir dörtlü seri
Bir dörtlü küt + bir dörtlü seri
İki dörtlü küt
İki dörtlü seri
Üç üçlü seri
Üç üçlü küt
Altılama = Altılı seri
Cazip = İki üçlü seri + iki üçlü küt
Çift = Dört çift ile açılır
Arabitiş = Elden bitiş
**ELDEN OYUN BİTİŞİ

Oyun Kuralları
Sırası gelen oyuncu 52lik desteyi keser. Kestiğinde joker var ise alır. Dağıtan oyuncu o joker çekmiş kişiye 12 tane diğer oyunculara 13 tane dağıtılır. Kesen kişi üstte yazan görevlerden birini seçer ve oyun başlar.

Kesen kişi oyuna başlar ve ortaya açılan kağıdı alır, almak istemez ise ortadan kağıt çeker. O alınmayan ortadaki kağıt diğer oyuncuların işine yarıyor ise ceza kağıdı çekerek ortadan o kağıdı alır ve kasaya en küçük 1 çip koyar. Bir oyunda oyuncu…

Bozcaadada Ne Yapılır Nerelere Gidilir Ne Yenir...

Fotoğraf Blog umda göreceğiniz gibi geçen hafta sonumu Bozcaada'da geçirdim. Gerçekten çok keyifli, sakin, huzurlu bir yer. Tabi gidiş ve dönüşler olmaz ise:) Orada olan arkadaşlarımız sayesinde süper yerleri görme imkanımız oldu...

Arabayla gitmek çok keyifli ama bir o kadar da yorucu. Araba yaklaşık 6 saat sürüyor. Ama yollar boyunca Ayçiçekleri, domateslerin manzarasıyla geliyorsunuz.

Nasıl gidilir ve dönülür:
İstanbul'dan araba ile gelmek istiyorsanız birkaç seçenek var.

Tekirdağ üzerinden Eceabat'tan Çanakkale'ye feribot ile geçebilirsiniz yada Gelibolu'dan Lapseki 'ye feribot ile geçip Bozcaada 'ya gidebilirsiniz. Tabii Bozcaada 'ya da geçmek için ikinci feribotu beklemeniz gerekir. Haftasonu olunca biraz feribot sırası oluyor. Bence perşembe gidin pazartesi dönün en keyiflisi :)
Yazın yapacağınız bu tatilin birde dönüş çilesi var. Öncelikle pazar dönecekseniz maalesef ki 1-2 saat feribot sırası beklemeyi göze almanız gerekmekte. Yada çok erken çı…

Rose Şarap mı Blush Şarap mı?

Rose ve Blush arasındaki farkı soranlara şunu söylerim hep; Her Blush bir Rosedir ama her Rose bir Blush değildir.
Şarap literatüründe ‘blush’ diye bir çeşit yok. Blush bir Amerikan icadı. Zinfandel üzümünü hiç bekletmeden sıkan Amerikalı şarap üreticileri bu hafif pembemsi şaraba ‘White Zinfandel’ der. Daha sonra 1970’li yılların ortalarında Cabernet Sauvignon’dan beyaz şarap yapmaya çalışırken biraz fazla bekletirler ve ortaya daha pembemsi bir renk çıkar. Bu şaraba ‘yüzü kızarmış’ anlamına gelen ‘blush’ derler. Son yıllarda Türkiye’de de farklı markalar Kalecik karası, Grenache ve Syrah gibi kırmızı şaraplık üzümleri kabuklarıyla hiç bekletmeden sıkarak blush yapıyor. Pembe şaraplar ise kara üzümlerin kabuklarıyla birlikte 12- 24 saat arası belli bir ısıda bekletilmesiyle ve sonra preslenmesiyle elde ediliyor. Bazıları altı ay kadar fıçıda da bekletiliyor.

Nasıl Üretiliyor:

Sonuçta rose, pembe ya da blush; hepsi benzer. Rose şarap kırmızı üzümden üretiliyor; blush ise beyaz üzümden.…