Ana içeriğe atla

Neden Esneriz ve Esnemek Bulaşıcı mıdır?


Ağzın sonuna kadar açılması ve derin nefes alınması hareketidir esnemek. Belki yorgunluk belirtisi deriz, belki sıkılganlık belirtisi deriz aramızda. Esneyen tek canlılar insanlar, kediler, köpekler,fareler ve hatta balıklarmış. Yanımızda biri esnesin hepimiz esnemeye başlarız. Dünde bir arkadasım ile bu konuyu konusup Nesli'nin Dünyasında hemen araştırıp bilgilendireyim dedim:)
Araştırmalara göre canlılar neden esnediğinin tam ve kesin cevabı yokmuş. O yüzden ben size birkaç teori sunayım. Size artık hangisi mantıklı gelirse o teoriyi kabul edersiniz.
Amerika Tennesse Üniversi'nde anne ve bebek sağlığı üzerine yapılan araştırmalarda; bebeğin sağlığının kontrol edilmesi için yapılan ultrason taramasında, tesadüfen 12 haftalık bir bebeğin anne karnında esnediği görülmüş. Anne karnındayken bile esneyebilmesi, bilim adamlarının bu alışkanlık ile ilgili geliştritdiği tüm tezleri çürütmüş. Uzun yıllar boyunda kabul gören vücudun oksijen ihtiyacının giderilmesi için esnenmesi teorisi, geçen yıl Amerika'da yapılan bilimsel deneyler ile çürütülmüş. Kapalı ortamlarda uzun süre düşük oksijen seviyesine maruz kaldığından vücudu dengesizleşen insanların, oksijen ihtiyacını karşılamak için esnediği oldukça yaygın olarak düşünülmüştür. Ancak oksijen tüpü ile solunumları kontrol edilen insanların da esnediği görülünce, bu teorininde gerçek neden olmadığı anlaşılmış.
Hem burnumuzla, hem de ağzımızla nefes alabilmemize rağmen, kapalı ağızla esnemek mümkün değildir. En çok ve sık esnemenin olduğu zaman, sabah uykudan kalkma vaktidir. Ortalama bir esneme altı saniye sürer.
Yukarıda da belirttiğim esneyen farklı türlerdeki bu davranış biçimi, aynı fonksiyona yönelik olabiliyor. Örneğin, insanların gülme olarak yaptığı yüzdeki kas hareketi diğer bazı canlılarda korkunun ifadesi olabilmektedir.
Yapılan araştırmalarda, hayvanların daha çok dikkat gerektiren bir olayı karşılama sırasında esnedikleri, insanların ise, tersine dış uyarılarda azalma olduğunda esnedikleri saptanmış.
Derslerde canı sıkılan öğrencilerin değil de, canı sıkıldığı halde uyumamaya çalışanların daha çok esnedikleri gözlenmiş. Bir diğer görüşe göre de, sınava girecek bir öğrencinin veya yarışa girecek bir atletin çok esnemesinin sebebi, organizmanın kendini sakinleştirmesiymiş.

Ayrıca esneme ile beyninde serinleme olurken daha hızlı çalıştığı ortaya çıkmış, tıpkı bilgisayarlardaki vantilatör gibi. Esnemenin uykuya hazırlık olarak bilinmesine rağmen, esneyerek beyinde soğuma oluşunca uykuya dalmakta da zorluk çıktığı ortaya çıkmış.


Esnemekte gülmek gibi bulaşıcıdır. Esneyen kişinin yüz hatlarında meydana gelen şekillenmenin, diğer insanlar üzerinde esnemeyi teşvik edici bir etki uyandırdığı tahmin ediliyor. Yani nasıl yemek yiyen bir insan görünce acıkıyorsan, esnemekte bunun gibi.
Esnemenin bulaşıcı olduğunu ileri süren bir görüşe göre ise ilk insanlardan kalma bir davranış olarak esnemekteyiz. İlkel atalarımız akşamları ateşin etrafında topluca otururken grubun lideri tüm dişlerini göstererek esner, oturumu kapatır, artık gecenin başladığını, herkesin sabaha kadar yatması ve hareket etmemesi gerektiği sinyalini verirmiş. Grubun diğer üyeleri de esneyerek görüş birliği içinde olduklarını beyan ederlermiş.
Bazılarına göre yanımızda biri esnediğinde bizimde esnememiz atalarımızdan gelmiş. Ben bu yazıyı yazarken bile baya esnedim :) Sizde okurken esneyecekmisiniz bakalım:)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Amerikano Kağıt Oyunu (Küt)

52'lik deste ve 4 Joker ile oynanan kağıt oyunudur. Min 3, Max 5 kişi ile oynanır. Her oyuncuya 13 kağıt dağıtılır. Çiplerle oynanır. ( 1 -5 -10- 20- 50)

KOLAY KURAL
Bir üçlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü seri + bir üçlü küt
İki üçlü küt
İki üçlü seri
Bir dörtlü küt
Bir dörtlü seri
Bir dörtlü küt + bir dörtlü seri
İki dörtlü küt
İki dörtlü seri
Üç üçlü seri
Üç üçlü küt
Altılama = Altılı seri
Cazip = İki üçlü seri + iki üçlü küt
Çift = Dört çift ile açılır
Arabitiş = Elden bitiş
**ELDEN OYUN BİTİŞİ

Oyun Kuralları
Sırası gelen oyuncu 52lik desteyi keser. Kestiğinde joker var ise alır. Dağıtan oyuncu o joker çekmiş kişiye 12 tane diğer oyunculara 13 tane dağıtılır. Kesen kişi üstte yazan görevlerden birini seçer ve oyun başlar.

Kesen kişi oyuna başlar ve ortaya açılan kağıdı alır, almak istemez ise ortadan kağıt çeker. O alınmayan ortadaki kağıt diğer oyuncuların işine yarıyor ise ceza kağıdı çekerek ortadan o kağıdı alır ve kasaya en küçük 1 çip koyar. Bir oyunda oyuncu…

Bozcaadada Ne Yapılır Nerelere Gidilir Ne Yenir...

Fotoğraf Blog umda göreceğiniz gibi geçen hafta sonumu Bozcaada'da geçirdim. Gerçekten çok keyifli, sakin, huzurlu bir yer. Tabi gidiş ve dönüşler olmaz ise:) Orada olan arkadaşlarımız sayesinde süper yerleri görme imkanımız oldu...

Arabayla gitmek çok keyifli ama bir o kadar da yorucu. Araba yaklaşık 6 saat sürüyor. Ama yollar boyunca Ayçiçekleri, domateslerin manzarasıyla geliyorsunuz.

Nasıl gidilir ve dönülür:
İstanbul'dan araba ile gelmek istiyorsanız birkaç seçenek var.

Tekirdağ üzerinden Eceabat'tan Çanakkale'ye feribot ile geçebilirsiniz yada Gelibolu'dan Lapseki 'ye feribot ile geçip Bozcaada 'ya gidebilirsiniz. Tabii Bozcaada 'ya da geçmek için ikinci feribotu beklemeniz gerekir. Haftasonu olunca biraz feribot sırası oluyor. Bence perşembe gidin pazartesi dönün en keyiflisi :)
Yazın yapacağınız bu tatilin birde dönüş çilesi var. Öncelikle pazar dönecekseniz maalesef ki 1-2 saat feribot sırası beklemeyi göze almanız gerekmekte. Yada çok erken çı…

Rose Şarap mı Blush Şarap mı?

Rose ve Blush arasındaki farkı soranlara şunu söylerim hep; Her Blush bir Rosedir ama her Rose bir Blush değildir.
Şarap literatüründe ‘blush’ diye bir çeşit yok. Blush bir Amerikan icadı. Zinfandel üzümünü hiç bekletmeden sıkan Amerikalı şarap üreticileri bu hafif pembemsi şaraba ‘White Zinfandel’ der. Daha sonra 1970’li yılların ortalarında Cabernet Sauvignon’dan beyaz şarap yapmaya çalışırken biraz fazla bekletirler ve ortaya daha pembemsi bir renk çıkar. Bu şaraba ‘yüzü kızarmış’ anlamına gelen ‘blush’ derler. Son yıllarda Türkiye’de de farklı markalar Kalecik karası, Grenache ve Syrah gibi kırmızı şaraplık üzümleri kabuklarıyla hiç bekletmeden sıkarak blush yapıyor. Pembe şaraplar ise kara üzümlerin kabuklarıyla birlikte 12- 24 saat arası belli bir ısıda bekletilmesiyle ve sonra preslenmesiyle elde ediliyor. Bazıları altı ay kadar fıçıda da bekletiliyor.

Nasıl Üretiliyor:

Sonuçta rose, pembe ya da blush; hepsi benzer. Rose şarap kırmızı üzümden üretiliyor; blush ise beyaz üzümden.…