Ana içeriğe atla

49. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu (21 Nisan- 28 Nisan)



Hepimizin okuduğu veya izlediği hatta evimizin önünden geçtiği bu 8 etaplı Dünya çapında bisiklet yarışçılarımız ile yapılan bisiklet turunun On İletişim ajansı olarak iletişim danışmanlığı yaptığı bu müthiş organizasyonda bulunma fırsatı yakaladım. Gerçekten hayatımda yaşadığım en güzel deneyimlerden biri idi. Daha önce gidenlerin söylediğine inanamamıştım. Formula yarışlarından bir farkı olmayan hatta daha bile kapsamlı olan bu organizasyon gerçekten çok iyi hazırlanmıştı. 8 Etabı 8 farklı şehirde finişi olan bu organizasyonun 50. Cumhurbaşkanlığı Türkiye bisiklet turunu dört gözle bekliyorum.

Yarışçılarımız bir yarışta 5 kilo veriyorlarmış. Sürekli yemek yiyorlar ve hala incecikler. :)
Önce 200 kişilik yarışımızın yarışmacıları için aşağıdaki linki inceleyebilirsiniz.

http://tourofturkey.org/2013/TR/teams

143 kilometrelik ilk etap (Alanya-Gazipaşa-Alanya) Alanya merkezden başlayıp yuvarlak çizilerek tekrar Alanya merkezde finiş bulan yarışımızdı. Bu etabı Argos Takımından Marcel Kittel kazandı.  Kazanana ayrıca Alanya'nın muzu ile ünlü olmasından dolayı kocaman salkım muz verildi.

150 kilometrelik ikinci etap (Alanya-Antalya) Alanya merkezden başlayıp Antalya finiş bulan yarışımızdı. Bu etabı Lithuania's Aidis Kruopis kazadan sıyrılarak kazandı. Bu yarışta büyük bir zincirleme kaza olması tüm izleyicileri üzdü ama büyük yara alınmadan atlatıldı.

153,5 kilometrelik üçüncü etap (Antalya-Elmalı (Göğübelli) Antalya merkezden (Barbaros parkından) başlayıp Elmalı'da finiş bulan yarışımızdı. Bu etabı Nathael Berhane (Europcar) kazandı.

147,0 kilometrelik dördüncü etap (Göcek- Marmaris) Göcek Marina'dan başlayıp Marmaris'de finiş bulan yarışımızdı. Yarışmadan ayrılan yarışmacılarımız olduğu için etap 185 kişi ile start aldı.Bu etabı Andre Greipel kazandı.

183,0 kilometrelik en uzun etabı olan beşinci etap (Marmaris- Turgutreis) Marmaris Atatürk Heykelinden start alıp Bodrum Turgutreis'de finiş bulan yarışımızdı. Bu etabı son 100 metrede Andre Greipel (LTB) kazandı.

182,0 kilometrelik en uzun etaplardan biri olan altıncı etap (Bodrum- Meryem Ana) Marmaris Atatürk Heykelinden start alıp Bodrum Turgutreis' de finiş bulan yarışımızdı. Bu etabı son 100 metrede Torku'dan Mustafa Sayar kazandı.

124,0 kilometrelik yedinci etap (Kuşadası - İzmir) Kuşadası Atatürk Meydanı'ndan start alıp Bodrum İzmir'de finiş bulan yarışımızdı. Bu etabı Marcel Kittel (ARG) kazandı.

124,0 kilometrelik son etabımız olan sekizinci etap (İstanbul - İstanbul) İstanbul Sultahahmet'ten start alıp İstanbul Bostancı'da finiş bulan yarışımızdı. Marcel Kittel bu etabı da alarak bu sene TUR'da 3. zaferini kazandı.

1200 kilometrelik süren 49. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun galibi ise Mustafa Sayar (TORKU ŞEKER SPOR). Cumhurbaşkanı eşi ile birlikte katılarak ödülleri kendi elleriyle kazananlara verdi.


Bu anlattıklarım dışında ben organizasyon bölümünde olduğum için organizasyon tarafını da anlatmak isterim. Öncelikle tüm ekip çok profesyonel ve deneyimli idi. Tabi ki bazı aksaklıklar oldu ama hepsi hem katılımcıların hem de organizasyonun yardımlarıyla atlatıldı. Bu organizasyonda hayat çok hızlı tempolu ve haraketli. Her etap için farklı şehirlerde otellerde kaldık. Sabah kalkıp kahvaltımızı yapıp etabın finişine gidildi. Etap sonlanınca bir sonraki etap için başka otel ve şehire geçildi. Otele bile yerleşemeden eşyalarımız araçlarımızda diğer etabın finişi için hazırlıklar başladı. Basın Mensupları, yazarlar hemen yazılarını yazmaya ve finish ten çıkacak sonuçlar ile gazetelerine göndermeye çalıştılar. Gerçekten Turkcell her yerde çeker reklamları hiç ama hiç gerçekçi değil. İnternet hep sıkıntı yarattı. Elmalı dağında telefon bile çekmedi. Ama bunun için Vodafon baz istasyonu gönderdi ve ayrıca Vodafon'dan rahat wireless kullanılması için adaptörler yolladı. Turkcell kullanıcıları (ben dahil) Vodafon kullanıcıları ile konuştuğumuzda onların hiç sıkıntı çekmediğini gördük. Şu yazım reklam gibi oldu ama gerçeği yazmam lazımdı.

Sonuç olarak gerçekten çok keyifli insanlarla tanıştım ve gerçekten bu organizasyonda bulunduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Amerikano Kağıt Oyunu (Küt)

52'lik deste ve 4 Joker ile oynanan kağıt oyunudur. Min 3, Max 5 kişi ile oynanır. Her oyuncuya 13 kağıt dağıtılır. Çiplerle oynanır. ( 1 -5 -10- 20- 50)

KOLAY KURAL
Bir üçlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü küt + bir üçlü seri
Bir dörtlü seri + bir üçlü küt
İki üçlü küt
İki üçlü seri
Bir dörtlü küt
Bir dörtlü seri
Bir dörtlü küt + bir dörtlü seri
İki dörtlü küt
İki dörtlü seri
Üç üçlü seri
Üç üçlü küt
Altılama = Altılı seri
Cazip = İki üçlü seri + iki üçlü küt
Çift = Dört çift ile açılır
Arabitiş = Elden bitiş
**ELDEN OYUN BİTİŞİ

Oyun Kuralları
Sırası gelen oyuncu 52lik desteyi keser. Kestiğinde joker var ise alır. Dağıtan oyuncu o joker çekmiş kişiye 12 tane diğer oyunculara 13 tane dağıtılır. Kesen kişi üstte yazan görevlerden birini seçer ve oyun başlar.

Kesen kişi oyuna başlar ve ortaya açılan kağıdı alır, almak istemez ise ortadan kağıt çeker. O alınmayan ortadaki kağıt diğer oyuncuların işine yarıyor ise ceza kağıdı çekerek ortadan o kağıdı alır ve kasaya en küçük 1 çip koyar. Bir oyunda oyuncu…

Bozcaadada Ne Yapılır Nerelere Gidilir Ne Yenir...

Fotoğraf Blog umda göreceğiniz gibi geçen hafta sonumu Bozcaada'da geçirdim. Gerçekten çok keyifli, sakin, huzurlu bir yer. Tabi gidiş ve dönüşler olmaz ise:) Orada olan arkadaşlarımız sayesinde süper yerleri görme imkanımız oldu...

Arabayla gitmek çok keyifli ama bir o kadar da yorucu. Araba yaklaşık 6 saat sürüyor. Ama yollar boyunca Ayçiçekleri, domateslerin manzarasıyla geliyorsunuz.

Nasıl gidilir ve dönülür:
İstanbul'dan araba ile gelmek istiyorsanız birkaç seçenek var.

Tekirdağ üzerinden Eceabat'tan Çanakkale'ye feribot ile geçebilirsiniz yada Gelibolu'dan Lapseki 'ye feribot ile geçip Bozcaada 'ya gidebilirsiniz. Tabii Bozcaada 'ya da geçmek için ikinci feribotu beklemeniz gerekir. Haftasonu olunca biraz feribot sırası oluyor. Bence perşembe gidin pazartesi dönün en keyiflisi :)
Yazın yapacağınız bu tatilin birde dönüş çilesi var. Öncelikle pazar dönecekseniz maalesef ki 1-2 saat feribot sırası beklemeyi göze almanız gerekmekte. Yada çok erken çı…

Rose Şarap mı Blush Şarap mı?

Rose ve Blush arasındaki farkı soranlara şunu söylerim hep; Her Blush bir Rosedir ama her Rose bir Blush değildir.
Şarap literatüründe ‘blush’ diye bir çeşit yok. Blush bir Amerikan icadı. Zinfandel üzümünü hiç bekletmeden sıkan Amerikalı şarap üreticileri bu hafif pembemsi şaraba ‘White Zinfandel’ der. Daha sonra 1970’li yılların ortalarında Cabernet Sauvignon’dan beyaz şarap yapmaya çalışırken biraz fazla bekletirler ve ortaya daha pembemsi bir renk çıkar. Bu şaraba ‘yüzü kızarmış’ anlamına gelen ‘blush’ derler. Son yıllarda Türkiye’de de farklı markalar Kalecik karası, Grenache ve Syrah gibi kırmızı şaraplık üzümleri kabuklarıyla hiç bekletmeden sıkarak blush yapıyor. Pembe şaraplar ise kara üzümlerin kabuklarıyla birlikte 12- 24 saat arası belli bir ısıda bekletilmesiyle ve sonra preslenmesiyle elde ediliyor. Bazıları altı ay kadar fıçıda da bekletiliyor.

Nasıl Üretiliyor:

Sonuçta rose, pembe ya da blush; hepsi benzer. Rose şarap kırmızı üzümden üretiliyor; blush ise beyaz üzümden.…